Uğur Özteke

Uğur Özteke

Dört kişiden biri sosyal yardım mı alıyor?

Dört kişiden biri sosyal yardım mı alıyor?

Bugün yine ister istemez sevmediğim siyasetin göbeğinde olmasa da etrafında lafı dolandırıp duracağız.

Özünde siyaseti severim.

Ve yine inanıyorum ve iddia ediyorum ki günümüzde her şey siyaset, her şey siyasi. (Özünde de menfaat…)

Şimdilik yereliz.

Haddimizi de biliyoruz.

Ama asla Ankara’nın siyasetinden İstanbul’un siyaset gibi görünen dünya rantına da sırt dönemeyiz.

Alın şimdi size siyasi iddialı bir cümle kurayım mı?

Seçimler ne zaman yapılır orasını bilemem.

Ama şimdiden şunun altını çizerim.

Önümüzde yapılacak ilk seçimlerde CHP ile HDP sandığa ayrı ayrı gidecekler. (!)

...................

Her şey siyaset olmuş her şey para pul makam güç olmuş dedik ya, bunu söylerken Cenab-ı Allah’a sığınırım artık “Allah rızası için” işi çoktan tarihe gömülmüş durumda.

Küçük bir siyasi değerlendirme ile işe girdikten sonra bugün neden böyle yaptığımızı sizlerle paylaşalım.

Görüşüne ve ufkuna inandığım bir dostum şöyle yazmış;

“Ülkemizde, 11 milyon 800 bin kişi sosyal yardımlaşma kapsamındaydı.

Salgın sürecinde işini kaybedenlerle bu sayı 20 milyona dayandı.
Acil olarak konuşulması ve çözüm üretilmesi gereken iş, toplumun dörtte birinin sosyal yardıma muhtaç olmasıdır. Siyasetin esas vazifesi budur.”...

.........

Okudum, dostumuzun iyi niyetini bildiğim için ise güldüm.

Acaba insanlar hâlâ nasıl bu kadar iyimser olabiliyorlar diye de düşündüm.

Siyasetin nasıl işlediğini sosyal medyadaki bazı yaş olarak tecrübe olarak bizlerden çok büyük insanlar şöyle tarif paylaşımları yapıyorlardı.

******

SİYASET NASIL İŞLER

Oğluma “Benim seçtiğim kızla evleneceksin” dedim.

Hemen “Hayır” dedi.

“Ama benim seçeceğim kız ülkenin en zengin kızı” dedim.

Hemen “Peki” dedi.

Ülkenin en zengin kişisini aradım ve;

“Kızınızın oğlumla evlenmesini istiyorum” dedim.

Hemen “Hayır” dedi.

“Ama benim oğlum ülkenin en büyük bankasının CEO’su” dedim.

“O zaman peki” dedi.

Ülkenin en büyük bankasının sahibini aradım.

Oğlumu bankasının CEO sunu yapmasını kibarca istedim.

Hemen “Hayır” dedi.

Ona “Ama benim oğlum ülkenin en zengin insanının damadı” dedim.

Hemen “Peki” dedi.

..........

Bu işler bizde böyle olmayabilir.

Ama dünyada siyaset dedikleri böyle bir şeydir.

Siyasette olmazlar olur. Yeter ki o noktadaki zaafı yakalamayı bilin.

..........

Ne o? Yine haddimi mi aştım?

Özür dilerim. Beni affedin. Hemen yerele dönelim. Boyumuzu küçültelim.

İstanbul’dan Konya’ya döndükten sonra çalıştığım gazetelerde her gün, yılın 365 günü yerel yazılar yazmaya çalıştım.

Ve hep şunu dedim.

Ankara’da siyaseti, İstanbul’da parayı ve rantı gördüm.

Kendim için bile aynaya bakarken yazdıklarımdan dolayı utanıyorum.

Yeri geldi eşim bile o günkü yazımı okuduktan sonra garip garip yüzüme bakıp “Bunu yazan sen misin? İnandıkların, söylediklerin ve yazdıkların birbirinden çok farklı. Bazen seni hâlâ tanıyamadığımı düşünüyorum” deyiverir..

Bunun ne kadar acı bir itham olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Bu zıkkım siyaset işte böyle iğrenç bir şey.

Haaa bir itiraf daha.

Bugün o günleri dahi arıyorum.

...............

Mesela siyaset dedik ya.

Sıcağı sıcağına yerel bir konuya değinelim mi?

.......................

Şehrin 7’den 77’ye duyarlı her kesimi bugünlerde Konyaspor’la yatıp Konyaspor’la kalkıyor.

Konyaspor ha düştü ha düşüyor.

Konyaspor ligde de kalabilir. Top yuvarlak yaaa.(!)

Oralara giremem.

Bugünkü yazı konumuz siyaset ya işte tam da ondan söz edeceğim.

Veya cümleyi düzeltelim. Söz etmeye çalışacağız.

.........

Mesela hepimiz hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım. Hangi cemaat mensubu olursak olalım bir takım tutarız ya da bir spor branşını severiz, ilgileniriz ya da ilgilenmeye çalışırız.

Bu şehirde beş vakit namazını camide kılanların da cuma namazına gitmeyenlerin da Konyaspor maçını kaçırmadıklarını biliyorum. Spor böyle bir şeydir işte.

Spor hayatta eğitim ile birlikte en çok sevdiğim ve hastası olduğum konudur.

Ne yazık ki Konya’da da spor kesinlikle siyasettir.

Şimdi takımın düşüşü ile ağzı olan suçlu arıyor.

Suçlular da belli.

Yazılı basın yazamasa da sosyal medya sağ olsun boşalma kanalı. Kanalizasyon gibi. 

Hilmi Kulluk’tan bilmem kime sadece üç beş kişi bu takımı düşüren hainler(!)

............

Yapmayın etmeyin beyler.

Allah aşkına Hilmi Kulluk’u kim başkan yaptı?

Kulluk’tan önce Fatih Yılmaz’ı kim başkan yaptı?

Sırayla gidelim.

Ahmet Şan’ı kim başkan yaptı?

Bahattin Karapınar’ı kim başkan yaptı?

Mehmet Ali Kuntoğlu’nu kim başkan yaptı?

............

Bu silsile uzun süre böyle gider.

Nereye kadar?

Konyaspor yönetimlerini, Konyaspor başkanlarını siyasi iradenin seçmediği, seçemediği günlere kadar.

...........

Siyasi irade denildiği zaman da yanlış anlaşılma olmasın.

Siyasi irade elbette olacak.

Çünkü spor demek siyasettir.

Spor en güzel siyasi araçtır.

Ama başkanı ve yönetimi seçmediği, yönetime o partili giremez, bu partili giremez diye müdahale etmediği zaman bu işler olabilir.

Ederse de Türk sporundaki Trabzon’da olduğu gibi müdahil olacak.

Sezon başında Konyaspor kulübü locayı 3 milyona zor satarken, Trabzonspor locaları 7.7 milyon avroya peynir ekmek gibi sattı.

Siyasi irade olacaksa işte böyle olacak.

Böyle siyasi irade başım gözüm üstüme.

...........

Yani konu düşme kalma, şampiyon olma meselesi değil.

Bu şehrin üzerindeki siyasi irade işin başında olaya müdahil olduğu gibi sonuna kadar da eli bu işte olacaksa olacak. Olmalı da.

Çünkü asa kimde ise kral odur. Demokrasi filan sökmez bu işlerde.

Yok değilse öyle göstermelik de olmayacak.

Veballer şahısların üzerine yıkılmayacak.

Bu şehri ne bir kişi ya da bir yönetim şampiyon yapabilir.

Ne de bu takımı bir kişi ya da bir yönetim düşürebilir.

Takım maç kazandıkça siyasileri protokolde görüyorduk.

Demeçler veriyorlardı. Boyunlarında yeşil beyazlı kaşkollerle sosyal medyanın göz bebeği idiler.

Hayırdır bugün gazetelerin spor sayfalarında dahi yoklar.

............

Neyse yine haddimi aşmayayım.

Siyaset olacaksa adam gibi olacak, olmayacaksa bizi, taraftarı, camiayı, şehri yolun ortasında bırakmayacak.

Konyaspor’da başkan tayin eden, Konyaspor’da yönetimleri noter gibi onaylayan siyasi otorite ile buraya kadar beyler.

Bundan iyisi de Şam’da kayısı olurdu zaten. 

 

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Sabır ve şükür. Eğer siz bu iki arkadaşa sadık olursanız size her konuda çok yardımcı olacaklardır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Şehir içinde levhalarla belirtilmiş hız limitinin ne çok altında ne de üstünde araç kullanmamayı becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Uğur Özteke Arşivi