KONYA HABER
Konya
Açık
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0765 %0.16
51,2282 %-0.02
11.803,71 % 0,53
Ara
BBN Haber Bilim ve Teknoloji Ay'da inşa edilecek nükleer santral patlarsa ne olur: Bilim insanları tartışıyor

Ay'da inşa edilecek nükleer santral patlarsa ne olur: Bilim insanları tartışıyor

Artık NASA, gelecekteki Ay görevleri için gök cisminde bir nükleer reaktör inşa etmeyi planlarken, akıllarda bir soru var: Reaktör kazası olursa neler yaşanır?

KAYNAK: BBN
Okunma Süresi: 3 dk

Bilim insanları şimdi de bunu tartışıyor. NASA, gelecekte Ay’da kurulması planlanan üsler ve uzun süreli görevler için gök cismine bir nükleer reaktör inşa etmeyi hedeflediğini açıkladı.

Bu çerçevede uzay keşiflerinde önemli bir dönüm noktası olarak görülen bu plan, beraberinde bazı kritik soruları da gündeme getiriyor: Projenin maliyeti ne olacak? Reaktörü çalıştırmak için Ay’da insan bulunması gerekecek mi? Ve en çok merak edilen soru: Ya reaktör arızalanırsa?

NÜKLEER ENERJİ UZAYDA

BBC’nin Science Focus bilim dergisine göre bu, insanlığın uzaya ilk kez nükleer materyal gönderme planı değil. NASA, 1950’li yıllardan itibaren uzay görevleri için uranyum yakıtlı SNAP (System for Nuclear Auxiliary Power) reaktörleri üzerinde çalışıyor. 1965’te, Neil Armstrong Ay’a ayak basmadan dört yıl önce, SNAP-10A adlı sistem ABD’nin ve dünyanın ilk nükleer enerjili uydusu olarak Dünya yörüngesinde 43 gün boyunca görev yaptı. Daha sonraki yıllarda nükleer enerji, Voyager gibi derin uzay görevlerinde ve Mars’taki Curiosity gezgininde de kullanıldı. Bu görevlerin bir kısmında, düşük güçlü radyoizotop termoelektrik jeneratörleri (RTG) tercih edildi. Bu sistemler, radyoaktif bozunmadan açığa çıkan ısıyı elektriğe dönüştürüyor. Ayrıca Ay’da mahsur kalan iki Rus uzay aracında hâlâ radyoaktif ısıtıcılar bulunuyor.

AY ÜSLERİ İÇİN ATOMU PARÇALAMAK

NASA, Ay’daki kalıcı üslerin daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını belirterek bu kez küçük ölçekli fisyon sistemlerine, yani atomu bölerek enerji üreten reaktörlere yöneldi.

Ajans, 2018 yılında “Kilopower” adı verilen, bir tuvalet kâğıdı rulosu büyüklüğündeki uranyum yakıtlı reaktörün testlerini başarıyla tamamladı. NASA’ya göre bu reaktörlerden dört tanesi, Ay’daki bir yerleşkeyi çalışır durumda tutmaya yetecek gücü sağlayabilir.

“Nükleer reaktör” ifadesi kulağa riskli gelse de, bu sistemler güvenlik öncelikli tasarlanıyor. Pasif soğutma ve düşük zenginleştirilmiş uranyum kullanan reaktörlerde, büyük çaplı bir felaket olasılığının son derece düşük olduğu vurgulanıyor.

PEKİ KAZA OLURSA?

Ay’da bir nükleer kazanın nasıl sonuçlanacağına dair net bir bilgi yok. Mevcut planlara göre reaktörlerin gücü, Dünya’daki bir nükleer santral kazasıyla kıyaslanabilecek seviyede değil. Tek bir kilopower reaktörü, Dünya’da sadece birkaç haneye yetecek elektriği yaklaşık 10 yıl boyunca üretebilir.

Yine de uzmanlar teorik olarak olası senaryoları tartışıyor. Ay’da atmosfer, hava olayları ve Dünya’daki yerçekiminin yalnızca altıda biri bulunduğu için, bir kaza durumunda patlama, mantar bulutu ya da şok dalgası beklenmiyor. Bunun yerine reaktörün aşırı ısınarak kısa bir parlama oluşturması, ardından erimiş metalden oluşan bir kütlenin sessizlik içinde soğuyup katılaşması daha olası görülüyor.

Bu tür bir olay, Ay üssünde görev yapan astronotlar için yine de ciddi bir risk oluşturabilir. Yüksek düzeyde radyasyona maruz kalınabilir ama atmosfer ve rüzgar olmadığı için radyoaktif serpinti büyük ölçüde yerelde kalır.

O FELAKETİN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ

1950’lerde bazı ABD’li bilim insanlarının planları hayata geçseydi, bugün Ay’daki nükleer riskler çok daha farklı tartışılıyo olabilirdi.

Örneğin, Project A119 adı verilen gizli bir proje kapsamında, ABD’nin Sovyetler Birliği ile süren uzay yarışında üstünlük sağlamak için Ay’a bir hidrojen bombası atması bile planlanmıştı. Proje hiçbir zaman planlama aşamasını geçmedi ve rafa kaldırıldı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *