Araştırmacıara göre Gezegenin "uğultu benzeri" doğal kalp atışı olarak bilinen Schumann Rezonansı, Şubat ayı boyunca olağan seviyelerin üzerine çıktı.
Haberi uzay hava durumu izleme uygulaması MeteoAgent, frekanstaki artışın ölçümlere yansıdığını duyurdu.

SCHUMANN REZONANSI NEDİR?
Bilim insanlarına göre Schumann rezonansı, Dünya'nın yer kabuğu ile iyonosfer tabakası arasında yıldırımlar sonucu oluşan elektromanyetik dalgaların yaklaşık 7.83 Hz frekansında sürekli yansımasıyla meydana gelen küresel bir rezonans.
Araştırmacılar söz konusu rezonansı, yıldırım aktivitesini ve dolayısıyla iklim değişikliği ile küresel ısınmayı takip etmek için hassas bir araç olarak kullanabiliyor.

GÜNEŞ PATLAMASI ETKİSİ
Yine MeteoAgent uzmanları, Şubat ayındaki artışı orta şiddette bir güneş patlamasına bağladı. Bilim insanları, jeomanyetik bozulmaları sıfırdan 9’a kadar uzanan bir ölçekle izliyor. Geçtiğimiz ay yaşanan güneş patlamaları sırasında ölçüm seviyesi dört gün boyunca 5,0’ın üzerine çıkmıştı.

bunun BEYİN DALGALARIYLA BAĞLANTIsı var mı?
Doğal frekanstaki değişimin beyin dalgalarıyla bağlantılı olabileceğine dair iddialar gündeme geldi. Uyku sırasında oluşan ve saniyede dört ila sekiz döngü arasında değişen "teta" dalgalarının, Schumann Rezonansı ile senkronize olduğu öne sürülüyor.
PEKİ BELİRTİLER NELER?
Uzmanlara göre ani frekans artışlarının; baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, beyin sislenmesi, ruh hali değişimleri ve uyku bozuklukları gibi şikayetlerle bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Belirtiler, beyin dalgalarındaki ritim değişimiyle ilişkilendiriliyor.

ARAŞTIRMACILAR NE DİYOR?
Bu arada Japonya’da yapılan bir araştırmada Schumann Rezonansı ile kan basıncı arasındaki ilişki mercek altına alındı. Düşük frekanslı elektromanyetik değişimlerden etkilenme ihtimali üzerinde duruldu. Ancak elde edilen bulguların daha çok korelasyona dayandığı, çevresel ve fizyolojik başka faktörlerin de etkili olabileceği aktarıldı.
KANIT VAR MI?
Yanı sıra bilim dünyasında, Dünya’nın elektromanyetik "uğultusunun" insan sağlığı üzerinde doğrudan ve net bir etkisi olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Tartışmalar sürerken, somut ve kesinleşmiş bir bilimsel sonuç ortaya konmuş değil.