Türkiye’nin 2 bin kilometre menzil kapasitesine sahip balistik füze geliştirdiğini açıklaması, uluslararası arenada büyük yankı bulmuştu. CENK füzesi, Türkiye’nin bağımsız savunma kapasitesini artırma hedefinin önemli bir taşını temsil ediyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin savunma alanındaki dışa bağımlılığını azaltmak amaçlı attığı adımların bir parçası olarak nitelendiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı ülkelerinden silah tedarikine olan bağımlılığını en aza indirme yönündeki politikaları, bu programın temel motivasyon kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Analizlerde, Türkiye’nin Orta Doğu’daki etkisini artırma çabalarının CENK projesinin geliştirilmesinde büyük rol oynadığı ifade ediliyor.

2 bin kilometreye kadar etkili
CENK’in 2 bin kilometrelik menzil kapasitesi, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney Avrupa ve Rusya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada etkili olma imkânı sunuyor. Bu menzil, Türkiye’nin uzun menzilli caydırıcılık yeteneğini güçlendirerek, stratejik bir avantaj elde etmesine olanak tanıyor. Türkiye’nin, uçaklardan tanklara ve uzun menzilli balistik füzelere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle kendine yeterli bir askeri sanayi kurmayı hedeflediğinin altı çizildi. ROKETSAN ve ASELSAN gibi şirketlerin bu süreçte öncü rol üstlendiği ve Türkiye’nin savunma alanında teknolojik kapasitesini artırdığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “kimsenin meydan okumaya cesaret edemeyeceği bir caydırıcılık seviyesine” ulaşma hedefi, bu yaklaşımın ana unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Analizler, Ankara'nın uzun menzilli füze programlarına hız verme kararının, bölgesel dengeyi değiştirme potansiyeline sahip olduğu görüşünü taşıyor. Türkiye'nin 2025 yılında hipersonik TAYFUN Blok-4 füzesini tanıtması beklenirken, bu sistemin mevcut savunma sistemlerini aşabilecek bir kapasiteye sahip olacağı belirtiliyor.

ŞUBAT'TA İSRAİL'DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
2026 Şubat ayında Nziv platformundaki analizler, Türkiye ile İsrail’in askeri anlamda birbirine tehdit oluşturmadığını, ancak Türkiye’nin bu yeteneklerini geliştirmesinin özellikle Tel Aviv güvenlik çevrelerinde kaygılar oluşturduğunu açıklamıştı. 2 bin kilometre menzilindeki bir füze, Türkiye sınırları içinden fırlatıldığında İsrail’in tamamını hedef alabilme kapasitesine sahip. Analizlerde, uzun menzilli füze sisteminin gelecekte siyasi ve askeri baskı aracı olarak kullanılabileceği yönünde görüşler yer alıyor.

BUGÜNE KADARKİ EN UZUN MENZİL
Türkiye’nin 2026 yılı itibarıyla gelişmiş füze sistemlerinin seri üretimine geçmesi beklentisi, kapasitesinin uygulama sahasında gerçek bir potansiyele dönüşeceği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor. CENK, Roketsan tarafından tasarlanan bir platform olarak dikkat çekerken, yaklaşık 1000 kilometre üzerindeki hedefleri vurma kabiliyeti, onu bugüne kadarki en uzun menzilli balistik füze adayı haline getiriyor. CENK’in teknik detayları arasında kompozit katı yakıtlı boost motoru ve GPS ile GLONASS destekli ataletsel navigasyon sistemi yer alıyor. Bu özellikler, menzil boyunca yüksek doğruluk ve hedefe yaklaşırken manevra yapabilme yeteneğini beraberinde getiriyor. Mobil treylerler üzerinde konuşlandırılabilmesi ve hipersonik hızlara ulaşabilme potansiyeli, CENK’i benzer sistemler arasında öne çıkaran diğer unsurlar arasında bulunuyor. Türkiye’nin bu tür askeri teknolojiler geliştirmesi, uluslararası güvenlik ortamında yeni dinamikler oluşturma potansiyeli taşıyor.