İçecek şişelerini çöpe atma alışkanlığımız, 1 Temmuz sabahı itibarıyla tarih oluyor. Artık o boş cam şişe veya alüminyum kutu, bir "atık" değil, cüzdanınızda karşılığı olan bir "değer" ifade edecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın uzun süredir üzerinde titrediği Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS), nihayet sokaktaki vatandaşın cebine dokunacak noktaya geldi. Türkiye'nin dört bir yanındaki iade noktaları, ambalajını getirene bedelini ödemek için gün sayıyor.
Yeni dönemde market raflarında göreceğimiz içeceklerin üzerinde tek bir sembol arayacağız: "DOA" logosu. Bu logoyu taşıyan ambalajlar, sistemin anahtarını oluşturuyor. Süreç ise oldukça yalın işleyecek. Logolu boş ambalajı alan vatandaş, en yakın markete, bakkala hatta gittiği kafeye bu şişeyi teslim edebilecek.
Ödeme kısmında ise teknoloji devrede. Nakit para trafiğinin karmaşasından kaçınmak için geliştirilen DOA mobil uygulaması, dijital bir cüzdan görevi görüyor. İade noktasında barkodu okutulan ambalajın bedeli saniyeler içinde hesabınıza yansıyacak. Üstelik bu parayı sadece market alışverişinde kullanmak zorunda değilsiniz; isterseniz banka hesabınıza transfer edin, isterseniz en yakın ATM’den nakit olarak çekin.
Uygulamanın lokomotifi kuşkusuz büyük perakende zincirleri olacak. Belirli bir metrekafenin üzerindeki tüm mağazalar ve zincir marketler, Depozito İade Makineleri (DİM) kurmakla yükümlü kılındı. Bu makineler, ambalajı otomatik olarak tanıyıp, dijital ödemeyi anında gerçekleştirecek.
Peki, mahalle bakkalı veya küçük büfeler ne yapacak? Bakanlık bu noktada esnafı yalnız bırakmıyor.
Ücretsiz Ekipman: Küçük işletmelere ambalaj kaydı için gereken el terminalleri ve özel depolama poşetleri ücretsiz sağlanacak.
İade Noktası Statüsü: İçecek satışı yapan her işletme birer iade noktası haline gelerek sisteme entegre edilecek.
Operatör Desteği: Esnafın seçtiği operatörler aracılığıyla tüm lojistik ve kayıt süreci profesyonelce yönetilecek.
Türkiye Çevre Ajansı yetkilileri, bu adımın sadece bir çevre projesi değil, devasa bir ekonomik döngü olduğuna dikkat çekiyor. Doğal kaynakların hızla tükendiği bir dünyada, cam ve alüminyumun sonsuz kez dönüştürülebilmesi, ham madde ithalatının da önünü kesecek. 1 Temmuz’dan itibaren başlayacak olan bu seferberlik, aslında her vatandaşın kendi atığının sorumluluğunu alması demek.