Türkiye ekonomisinde borsa rekorları ve "enflasyon düşecek" vaatleri tartışılmaya devam ederken, ünlü ekonomist Atilla Yeşilada'dan sisteme yönelik köklü bir itiraz geldi. Yeşilada, 10 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yaptığı güncel değerlendirmede, mevcut ekonomi programının halkın refahını artırmayı değil, sadece sistemin iflasını engellemeyi amaçladığını savundu.
Ekonomideki mevcut sarmalı ani bir "kriz" yerine uzun süreli bir "buhran" olarak tanımlayan tecrübeli ekonomist, küresel jeopolitik risklerin Türkiye'ye faturasının ağır olacağını vurguladı. Yeşilada, İran eksenli tırmanan gerilimlerin Brent petrol fiyatlarını kısa sürede 150 dolara fırlatabileceğini belirterek, iç piyasada borsadan eğitime kadar pek çok alanda alarm zillerinin çaldığını ifade etti.
Atilla Yeşilada, Türkiye'de yaşanan ekonomik durumun terim olarak yanlış ifade edildiğini savunuyor. Bankaların batması veya dövizin aniden ekstrem seviyelere fırlaması durumunda kriz tanımının doğru olacağını söyleyen Yeşilada, şu anki tablonun halkı yavaş yavaş tüketen yapısal bir buhran olduğunu belirtti.
Mevcut ekonomi yönetiminin uyguladığı programın enflasyonla samimi bir mücadeleden ziyade, geçmiş dönemdeki hataların zararlarını telafi etmeye odaklandığını ileri sürdü. Bu kronik süreç, orta ve dar gelirli kesimin satın alma gücünü her geçen gün daha da eritiyor.
Yatırımcıların yapay zeka illüzyonuyla küresel bir iyimserliğe kapıldığını ancak gerçeklerin çok daha sert olduğunu ifade eden Yeşilada, Orta Doğu ve İran merkezli askeri gerilimlerin enerji piyasasını sarsacağını iddia etti. Dünyada şu an sadece 4 ila 6 haftalık petrol stoku kaldığının konuşulduğunu belirten ekonomist, Brent petrolün 150 dolar seviyesine ulaşmasının an meselesi olduğunu söyledi.
Borsada son dönemde kırılan 15.000 puanlık rekorları "çaylak bireysel yatırımcı hareketi" olarak nitelendiren Yeşilada, profesyonel olmayan yatırımcılara net bir çağrıda bulundu. Piyasayı derinlemesine bilmeyenlerin bu seviyelerden çıkış yapması gerektiğini savundu.
Şirket karlarının yüzde 105 artacağına yönelik piyasa senaryolarının inandırıcı olmadığını söyleyen ünlü ekonomist, 12 aylık hedef değerin 17.000 puan olduğunu ve hisselerde yukarı yönlü prim kalmadığını belirtti. Faizlerin yüksek kalmaya devam edeceği bir makro ortamda borsada beklemek büyük bir risk barındırıyor.
Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir.