Her köşesi saklı bir cenneti barındıran Konya’nın eşsiz yaylalarından birisi de Bozkır Sarıot Yaylası… Bu yıl bol yağışlarla birlikte Sarıot Yaylası da yeşiller içerisinde açın rengarenk çiçekleriyle büyüleyici bir kimliğe büründü.
Sarıot Yaylası, Bozkır ilçesi’nin 30 kilometre güneybatısında Torosların uzantıları olan Gölbelen, Böğrüdelik ve Akdağ’ın arasında bin 710 metre yüksekliğinde bir vadide yer alır. Adını bahar aylarında burayı bütünüyle kaplayan sarı renkli çiçeklerden ve sapsarı çiğdemlerden alan “Sarıot” ismindeki bu yayla, halk arasında “Sarot” olarak telaffuz edilir.
GÖLÜN ÖMRÜ ÇOK KISA
Yayla üzerinde yağışlı mevsimlerde oluşan ve yaz aylarında kuruyan bir göl bulunur. Senelik ömrü çok kısa olan bu muhteşem gölün çevresi yüksek kayalarla ve tepelerle çevrilidir. Yayla sınırlarında Öküz Çukuru Vadisi boyunca mevsimlik akış gösteren ve Sarıot Gölü’nü besleyen çeşitli dereler bulunur. Göl çevresinde çok sayıda yayla yolu olup bunlardan biri Geyik Dağı’nın eteğindeki Eğrigöl’e kadar ulaşırken, diğerleri Dipsiz Göl ve Sülüklü Göl’e ulaşır.
KAPILİÇİ MAĞARASI VE TARİHİ DEĞERLERİ
Sarıot Gölü’nün kuzey kenarında kayalıklı bölgede Roma dönemine ait olduğu bilinen çeşitli ören yerleri ve kaya mezarları bulunur. Gölün hemen kenarındaki Kapıliçi Mağarası’nın duvarlarında; Grekçe yazılar, figürler ve insan kabartmaları vardır. Eğer Sarıot Yaylası’na mevsiminde gelirseniz, burada yaylacıların ve Yörüklerin obalarına konuk olabilirsiniz.
Burada Yörük obaları, çoban ağılları ve terk edilmiş yayla evleri arasında tarifsiz duygular yaşabilir; Yörüklerin ikram ettiği yayık ayran, yayla yoğurdu, yufka, tereyağı ve peynir gibi lezzetleri doya doya tadabilirsiniz. Sarot Yaylası’nda kâh patikalarda kâh toprak yollarda ladin, ardıç ve sedir ağaçlarının kokuları eşliğinde binlerce yıllık kaya resimleri ve tarihî kalıntılarını inceleyebilirsiniz.