Ünlü yazar Paulo Coelho “İnsanların güvenini sarsmayın. Bu hayatta değişmeyen bir gerçek var. O da şudur ki; Güveni sarsılan her insan değişir.” ifadelerini kullanıyor.
İNSANLARIN GÜVENİ SARSILIYOR
Ülkemizde son yıllarda çok sayıda güven sarsıcı olay yaşanıyor. Bunların başında vatandaşların maddi ve manevi destek verdiği, güvendiği insanlar ve bu insanların oluşturdukları kurumsal yapılar geliyor. Ancak kısa süre içinde verilen desteğin boşa gittiği ortaya çıkıyor. Çünkü yardım toplayanlar, maddi ve manevi destek isteyenlerin, aslında insanları, toplumu kandırdıkları ortaya çıkıyor. Bu da hem insanların hem de insanların kurumları, devlete, insana olan güvenini sarsıyor. Yardıma muhtaç olanlara yardım ulaştırılamıyor. Çünkü insanlar yardım yapmaktan çekiniyorlar. Sadece maddi ve manevi yardım değil, makamlara getirilen, kendilerinden emin olunduğu düşünen insanlar da ülkeye, insanları, kurumlara ihanet edebiliyorlar. İnsanlar ikiyüzlülük yapıyor. Amaçlarına ulaşmak için her şeyi meşru ve mübah görebiliyorlar.
GÜVEN SARSMAK GÜNAH MI?
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisine göre insanların güvenini sarsmak çok sakıncalı. İslam ahlakına göre insanların güvenini sarsmak, yalancılık (kizb), ahde vefasızlık ve hıyanet kapsamında değerlendiriliyor.
PEYGAMBERE VERİLEN “EMİN” SIFATI
İslam Peygamberi Hazreti Muhammed'e (SAV) verilen sıfatlardan biri “Emin”. Emîn sözlükte “kendisine güvenilen, hıyanet etmeyen, sözünde duran, vefalı; başkalarından korkmayan kimse” anlamına geliyor. Kaynaklarda belirtildiğine göre Hz. Muhammed, Cenâb-ı Hakk'ın himayesi sebebiyle Câhiliye devrinin yaygın kötülüklerinden hiçbirine bulaşmadan tertemiz büyüdü.
Dolayısıyla insanların güvenini sarsmak büyük günahlar arasında sayılıyor. İnsanın dürüst ve güvenilir olması (emanet) imanın en temel şartlarından sayılıyor.
İlgili kaynaklarda ve Diyanet literatüründe “güven ve iman bütünlüğü” bağlamında Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi'nde ve İslami kaynaklarda güvenilir olmak ("emniyet" ve "emanet" kavramları), mümin olmanın ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir. Hatta Hz. Muhammed'in hadis-i şeriflerinde "Müslüman, insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir" buyrularak toplumsal güvenliğin önemi vurgulanıyor.
GÜVEN SARSMAK MÜNAFIKLIK ALAMETİ
Güven sarsmak ise münafıklık alameti olarak görülüyor. İnsanlara verilen sözü tutmamak ve güveni kasten boşa çıkarmak, peygamberimiz tarafından münafıklık (ikiyüzlülük) alameti olarak sayılıyor.
Ayrıca kul hakkı ihlali olarak ifade buluyor. Bu doğrultuda insanların güveninin sarsılması, ticari veya beşeri ilişkilerde mağduriyetlere yol açtığında ciddi bir kul hakkı ihlali doğuruyor. Uzmanlara göre kul haklarının affedilmesi ise kişinin hakkına girilen kişiyle helalleşmesine bağlı.
BÜYÜK VEBAL
Dolayısıyla insanların güvenini sarsmak ve verilen sözü tutmamak manevi bir vebal ve kul hakkı ihlali olarak kabul ediliyor. İslam'da mümin, çevresine güven veren ve sözüne sadık kişi olarak tanımlandığından, bu durumu düzeltmek için kişiden helallik almak şart.
Bu konuda daha ayrıntılı dini ve ilmi bilgi için aşağıdaki linki tıklayın: