Türkiye, güneş enerjisi yatırımlarında dünyada üst sıralara yükselirken; bu alanda Dünya'da sayılı GES yatırımları Konya'da gerçekleştiriliyor.
ÖNEMLİ BİR YATIRIM ARACI
Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip enerji sektöründe, alternatif kaynaklara yönelik yatırımlar devlet desteklerinin de etkisiyle hız kazanmaya devam ediyor.
Coğrafi konumunun sunduğu avantajlarla yüksek güneşlenme potansiyeline sahip olan Türkiye, güneş enerjisi yatırımlarıyla dünyada 14’üncü, Avrupa’da ise 7’nci sıraya kadar yükseldi.
Sektördeki gelişmeleri değerlendiren Konyalı yatırımcılar, Güneş Enerji Santralleri’nin (GES) hem ekonomik hem de çevresel avantajlarıyla öne çıktığını söylüyorlar.
GES’ler, ürettiği fazla enerjiyi yatırıma dönüştürmek isteyen sanayici ve konut sahipleri için cazip hale geldiğine işaret eden yatırımcılar.
Bu çerçevede günümüzde güneş enerjisi yatırımcıları yaklaşık 7 yıl gibi bir sürede geri dönüş sağlayabiliyor. Kurulum ve kullanım kolaylığı ile çevreci yapısı, bu yatırımları daha da öne çıkarıyor.
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 2019 sonunda 5,9 gigawatt seviyesinde olduğunu hatırlatan yatırımcılar, bu rakamın 2024’te 15,1 gigawatt, 2025’te 20 gigawatt ve 2026 itibarıyla yaklaşık 23 gigawatta yükseldiğini ifade ediyorlar.
SEKTÖR SIKINTIDA MI?
Türkiye’nin güneş enerjisinde yüksek potansiyele rağmen son dönemde ciddi bir darboğaz yaşadığını savunan yatırımcılar, özellikle depolamalı lisans uygulamalarının sektörde sorun yarattığını dile getiriyorlar.
Depolamalı lisansların yoğun biçimde dağıtılmasıyla birlikte sanayi bölgeleri ve çatı projeleri için kapasite neredeyse tamamen kapatılmasının dezavantaja neden olduğunda ısrarlılar.
Kırsal alanlarda kapasite sınırlaması yapılabilirken, sanayi çatıları bu sürecin dışında tutulması gerektiğine işaret ediyorlar.
Mevcut durumda büyük sanayi tesisleri için yalnızca 25 kW gibi yetersiz kapasiteler verildiğini söyleyen yatırımcılar, bu durumun sektörü adeta durma noktasına getirdiğine işaret ediyorlar.
Alınan depolamalı lisansların önemli bir bölümü hayata geçirilemediğinin altını çizerken, Türkiye’de arazi tipi güneş santrallerinde geri dönüş sürelerinin 6–7 yıla, depolama maliyetleri eklendiğinde ise 10–12 yıla kadar çıktığını, Avrupa’da ise benzer projelerin 4–5 yılda kendini amorti edebildiğini vurguluyorlar.
Yapay zekâ, elektrikli araçlar ve dijitalleşme ile birlikte küresel elektrik talebinin hızla arttığına dikkat çeken Konyalı yatırımcılar, önümüzdeki beş yıl içinde dünya genelinde elektrik tüketiminin neredeyse iki katına çıkmasının beklendiğini söylüyorlar.