Konya'da üretim yapan çiftçilerden gıda enflasyonunu düşürecek öneri geldi.

Dünya bu kadar hızlı değişirken, 1990’ların bakış açısıyla 2020’lerin sorunları çözülebilir mi? "Artık yerleşik düşünce kalıplarımızı değiştirmemiz şart. Geçmişin yapılarıyla ve yaklaşımlarıyla hareket edersek dünya bizden uzaklaşır. Bu bir özellikle sürdürülebilir gıda üretimi açısından zihinsel devrim meselesi” ifadesine yer veren Konyalı çiftçiler ısrarla ‘bağda, bahçede, tarlada, ekim alanlarında kalmanın’ önemine vurgu yapıyorlar.
Konyalı çiftçiler, enflasyondan vergiye kadar her sorunun tespiti ve çözümünde ‘ekolojik dengeye, doğaya, iklime, organik olana ve en önemlisi iklime uygun’ bir bakış açısının elzem olduğu uyarısı yapıyorlar.

Tarımı çözmeden enflasyon düşmez
Bir tarafta savunma, güvenlik ve korunma refleksleri artarken, diğer tarafta ise yapay zekâ ve teknoloji kaynaklı öngörüler insanları ürkütüyor.
Konyalı çiftçiler böyle hızlı bir dönemde ‘zihinsel berraklığın’ önemine dikkat çekerken “Dünyayı doğru okumamız gerekiyor” diyorlar.

Gıda enflasyonu
Türkiye’nin gündeminden enflasyon sorununun bir türlü düşmediğine dikkat çekilirken, sanayiye ait olan enflasyonun bugün yüzde 17,7 seviyesine indiğini vurguladılar. Enflasyonun ana sürükleyicileri olarak kira ve eğitim kalemlerinin gösterilmesinin sorunun çözümüne katkı sağlamadığına değinilirken, Türkiye’nin enflasyonunun, toplumun enflasyonunun gıda enflasyonu olduğunun altını çizdiler,
Geçen yıl Aralık ayında Türkiye’nin gıda enflasyonunun yüzde 28,3 olduğuna işaret ederek, gıda enflasyonunu çözmeden beklentileri kalıcı biçimde aşağı çekmenin mümkün olmadığını vurguladılar.

SU VA TOPRAK YÖNETİMİ
"Enflasyonu yenmek için tarım reformu şart ama tarım yönetiminin özellikle yerelde sahibi yok gibi" ifadelerine yer verilirken, gıda enflasyonun çözümüne ilişkin “Eğer Türkiye’de gerçek bir reform yapılacaksa, bunun topraktan, tarımdan, gıda üretiminin yönetiminden başlaması gerekir. Çünkü Türkiye’de gıda üretimi yönetiminin net bir sahibi yok. Böylesi stratejik bir kaynağın halcilere, aracılara bırakılarak ve dağınık bir yapı içinde yönetilmesi kabul edilebilir değil” dediler.

Su yönetimine de dikkat çeken çiftçiler özellikle Türkiye tarımının lokomotifi olduğu ifade edilen Konya'da, suyun doğru yönetebilmesi halinde tarımın temel problemlerinin önemli bir kısmını çözmeye başlanacağının altını çizdiler.

Tarımsal verimlilik, ürün planlaması, maliyet yapısı doğrudan suyla bağlantılı olduğuna dikkat çekilirken. "Toprak ve su stratejisini doğru oluşturmadan tarımda kalıcı bir başarı sağlanamaz. Gıda üretiminin ve tarımsal suyun müstakil yönetilebileceği bir yapısal reforma gidilmesi elzem. Bu su ve gıda Bakanlığı olabilir ya da Cumhurbaşkanlığı’na bağlı güçlü bir gıda ve su işleri başkanlığı oluşturulabilir. Dahası Türkiye’de bir sürdürülebilir gıda ve su vakfı kurulabilir” ifadelerini kullandılar.