Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısı sonrası ortaya çıkan petrol ve enerji darboğazının tarıma ve gıdaya yansıması olası.
GIDA DARBOĞAZI yaşanır mı?
Dolayısıyla İran’daki savaş artık yalnızca enerji piyasalarının değil tarım sektörünün de meselesi haline geldi. Savaşla birlikte Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanma, uzmanlara göre gübreden tahıla, şekerden pirince kadar kritik ürünlerde sevkiyatları yavaşlatıyor, navlun ve sigorta maliyetlerini sıçratacak.
GIDADA SAVAŞ ENFLASYONU
Bu da tarım piyasaları, pandemi sonrası en ciddi arz testiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Körfez, hem tahıl ithalatının hem de azot bazlı gübre ihracatının önemli bir geçiş noktası olarak faaliyetini sürdürüyordu. İhtimal uzayan bir çatışma, üretim maliyetlerini artırarak verimi düşürebileceği gibi, fiyatlara kalıcı bir “savaş enflasyonu” ekleyebilir.
Aynı uzmanlara göre küresel tarım ticaretinin önemli geçiş noktalarından Hürmüz’de tanker ve kuru yük gemilerinin rota değiştirmesi, teslim sürelerini haftalarca uzatıyor. Buğday en çok etkilenen ürün olmaya devam ederken, mısır orta düzeyde risk altında. Soya fasulyesinin ise doğrudan ticaret aksamalarından ziyade gübre ve enerji piyasaları aracılığıyla dolaylı olarak etkilenmesi muhtemel. İran, Irak ve Suudi Arabistan'ı da içeren Körfez bölgesi, ithal buğdaya büyük ölçüde bağımlı.
SEVKİYATLARDA GECİKME VE FIDA SORUNU
Beklenen ve yapılmasına kesin gözüyle bakılan sevkiyatlarda gecikme sadece fiyatları değil, çiftçilerin ve üreticilerin ekim planlarını ve stok yönetimini de etkiliyor.
Yanı sıra yükselen petrol fiyatları biyoyakıt talebiyle tetiklenerek bitkisel yağ ve şeker piyasalarına ek talep yaratıyor. Bu gelişme ise gıda enflasyonuna yeni bir cephe açıyor. Uzmanlara göre pandemi sonrası az da olsa soluklanan tedarik zincirlerini yeniden kırılgan hale getirebilir.
Rusya, İran’a buğday ithalatını askıya aldı
Son sıcak gelişmeler sonrasında Rusya İran’a tahıl sevkiyatlarını geçici olarak durdurdu. İran, sezon için planlanan Rus buğdayının büyük bölümünü alsa da Karadeniz ve Hazar üzerinden yeni yüklemeler askıya alındı. Navlun ve sigorta primlerindeki artış ödeme kanallarını da zorlaştırıyor. Analistler, sevkiyatların yeniden başlamasını beklese de belirsizlik sürüyor.
ÜRÜN BAZLI RİSKLER
Aynı uzmanlara göre savaş yüzünden uzun süreli bir aksama, Brezilya, Hindistan, Güney Asya ve AB'nin bazı bölgeleri gibi ithalata bağımlı büyük bölgelerde gübre bulunabilirliğini önemli ölçüde azaltabiecek.
Yanı sıra rafine beyaz şeker primi 107 dolar/tonla zirveye çıktı. Dubai’deki büyük rafinerilerin ham maddeyi Boğaz üzerinden temin etmesi arz daralması riskini büyütüyor. Yüksek petrol fiyatları Brezilya’da etanol üretimini teşvik ederek küresel şeker arzını daha da sıkılaştırabilir.
Aynı şekide artan petrol fiyatları ve biyoyakıt talebiyle son iki buçuk yılın zirvesini test etti. Soya küspesinde ise İran’ın önemli ithalatçı olması nedeniyle ticaret akışları hassas. ABD-Çin hattındaki olası bir siyasi gerilimin, küresel soya ticaretini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiliyor.
Bir başka konu pirinç tedariki. Yaklaşık 400 bin ton Hint basmati pirinci limanlarda ve yolda bekliyor. Navlun iki katına çıkarken yeni sözleşmeler durdu. Ortadoğu talebindeki kesinti fiyatları aşağı çekerken, lojistik düğüm çözülemezse arz-talep dengesi hızla tersine dönebilir.
Buğdayda da durum farklı değil. Körfez ve Kuzey Afrika ithalata yüksek bağımlı. Hürmüz ve Kızıldeniz rotalarındaki riskler transit sürelerini uzatıyor. Fonların pozisyon kapaması fiyatlarda oynaklığı artırdı; kalıcı aksama fiyatları yukarı itebilir. Şu sıralar kile başına fiyat Chicago vadeli işlemlerinde 5.7 doların hemen altında.
Yine aynı şekilde İran, Brezilya mısırının büyük alıcılarından. Sevkiyatta aksama, Brezilya’nın hasat döneminde ticaret dengesini zorlayabilir. Artan gübre maliyetleri üretim planlarını da etkileyebilir. Vadeli işlemlerde fiyatlar 4,30 dolar civarında.