Son yıllarda Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmaya dikkat çekiliyor.
Konyalı üretici kesimi ve çiftçiler, gıda arz güvenliğinin stratejik önemde olduğunu ifade ediyorlar. Savunma sanayisinde ortaya konan milli teknoloji hamlesi ve stratejik yaklaşımın tarım sektörüne de uyarlanmasının gerekliliğine dikkat çekiyorlar.

TÜİK'İN AÇIKLADIĞI VERİLER
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmeler yapılıyor.
Son yıllara göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiğine işaret edilirken, tarım sektöründe gerçekleşen yüzde 8,8’lik daralmanın yapısal ihtiyaçları daha görünür hale getirdiğine dikkat çekiliyor.

Gayri Safi Yurt İçi hasılayı (GSYH) oluşturan faaliyetlere bakıldığında inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8 ve sanayinin yüzde 2,9 oranında büyüdüğü belirtiliyor.
Ekonomide genel anlamda büyüme trendini korurken, gıda arz güvenliğinin teminatı olarak gösterilen tarım sektöründeki daralmanın, bu alanda daha kapsamlı ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğunu gösterdiği kaydediliyor.
Dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma için büyümenin tüm sektörlere dengeli şekilde yansıması büyük önem taşıdığının altı çiziliyor.

TARIMDA MİLLİ VE Bütüncül çözümler
Konyalı çiftçiler artık tarım sektöründeki tabloyu mevsimsel etkiler ve iklim koşullarının ötesinde, kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini belirtiyorlar.
Bu anlamda kişi başına düşen GSYH’nin 18 bin 040 ABD dolarına yükselmiş durumda. Dolayısıyla böyle bir tabloda, tarımın bu ölçüde daralma göstermesi, sektörün uzun süredir gündeminde olan yapısal dönüşüm ihtiyacını daha görünür kılıyor. Bu tabloyu, tarımı daha güçlü ve rekabetçi hale getirmek için bir fırsat olarak değerlendirmek gerektiği belirtildi.

Başta girdi maliyetlerinden üretim planlamasına kadar uzanan başlıklarda bütüncül çözümler geliştirilmesi gerektiğinin altı çizilirken, tarım politikalarının, tıpkı savunma sanayisi gibi bir ülke için stratejik bir sektör olduğu vurgulandı. Sürdürülebilir gıda üretimi, toplumsal refahın ve ekonomik bağımsızlığın temel unsurları olarak gösterildi.
STRATEJİK YAKLAŞIMLA Gıda arz güvenliği
Konyalı çiftçiler son yıllarda savunma sanayisinde hayata geçirilen milli teknoloji hamlesi ve stratejik odaklanma, tarım sektörü için de ilham verici bir model olduğuna işaret ederken, gıda güvenliğinin günümüz dünyasında stratejik bir başlık olarak nitelendiriyorlar.

Dolayısıyla üreticiyi destekleyen, tarımsal katma değeri artıran ve gençleri yeniden toprağa yönlendiren reformların uygulanmasının büyük önem taşıdığına vurgu yapılıyor. Bu açıdan tarımsal destek mekanizmalarının stratejik yatırım perspektifiyle güçlendirilmesi sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir adım olarak ifade ediliyor.
Konyalı çiftçiler son yıllarda üretimde yaşanan her yüzde 1’lik kaybın yarın enflasyon baskısı olarak geri dönmemesi için tarımın güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşturulmasının ortak bir sorumluluk olduğunun da altını çiziyorlar.