Türkiye diğer alanlarda olduğu gibi doğalgaz konusunda da sınırındaki savaştan etkilenecek. BOTAŞ’tan, 2 Mart günü yapılan açıklamada Türkiye’nin doğalgaz kaynağı çeşitlendirmesini yaptığı, risk olmadığı belirtildi.
TÜRKİYE NE YAPACAK?
Yine aynı günün akşam saatlerinde ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gazetecilere ‘kesinti olması halinde bir arz riski doğabileceğini’ söyledi.
Ancak uzmanlara göre İran’dan alınan gazın yoğun biçimde kullanıldığı Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana ve Mersin için bir risk olduğunu vurguluyorlar.
Aynı uzmanlar, fiili olarak gaz akışı dursa da Hatay Dörtyol’da bulunan gazlaştırma gemisinin (FSRU) sıvılaştırılmış doğalgazı gazlaştırarak, bu bölge için yeterli kapasiteyi oluşturabildiğini ancak hava koşulları, gaz kargosu bulma gibi çeşitli nedenlerden kaynaklı hassas ve riskli bir operasyonun söz konusu olacağını belirttiler.
Türkiye’nin gaz tedariği bağlamında aynı uzmanlara göre endişeli olmaya gerek yok. Türkiye’ye LNG kargoları geliyor. Ancak maliyetlerin artacağı endişesi de hakim.
İran’ın gaz üretme ve ulaştırma altyapısının zarar görmesi halinde dahi, Türkiye’nin Hatay Dörtyol’daki FSRU kapasitesinin o bölgenin ihtiyacını karşılayabileceğini kaydediliyor. Ancak kesinti-kısıntı ya da ciddi bir problem olacağı düşünülmüyor.
STRATİJİK ANLAŞMALAR
Sivas’tan Mersin’e kadar uzanan hattın İran’dan gelen doğalgazı kullandığını hatırlatan uzmanlar, Türkiye’nin İran’dan gaz alımına yönelik anlaşmadan vazgeçmek istemeyeceğini vurguluyorlar. Mevcut anlaşmanın, stratejik bir anlaşma olduğunu ve Türkiye'nin vazgeçme lüksü bulunmadığını belirten uzmanlar, Amerika'nın İran'dan gaz alınmaması baskısı yapması halinde bu konuların da enine boyuna tartışılabileceği vurgusu yapıyorlar.
Dörtyol FSRU tesisinin ihtiyacı karşılamasında hava ya da başka bir olumsuz koşul nedeniyle riskli bir operasyonun olacağını belirten uzmanlar, aynı şekilde TANAP ya da Mavi Akım gibi mevcut boru hatlarından da erişimin şu anda mümkün olmadığını belirttiler.
Boru hattı zarar görürse?
Uzmanlara göre İran’ın gaz üretim saha ve tesislerinin, boru hattının saldırılarda zarar görmesi ise en önemli potansiyel risk olarak ortada duruyor. Türkiye yıllık 10 milyar metreküp olarak 1996 anlaşmasına dayalı olarak 2001’den itibaren bu ülkeden boru hattı aracılığıyla doğalgaz alımına başladı. 2025 Temmuz ayındaki anlaşma ile de Türkmenistan’dan yıllık 2 milyar metreküp miktarında İran üzerinden swap (değiş-tokuş) modeliyle gaz alım anlaşması imzalandı. İran ile gaz anlaşması bu yılın Temmuz ayında sona erecek. Taraflar arasında yeni anlaşma için hazırlıkların devam ettiği bir zamanda saldırı gerçekleşti.