Ramazan’a ait özelliklerden birisi de kuşkusuz asırlardır süre gelen mahya geleneğidir. En eski Ramazan adetlerinden birisi olan mahya ile çifte minaresi bulunan camilere ışıklı ve yazılı mesajlar iletiliyordu.

Günümüzde değişen teknoloji ve SMS (kısa mesaj) uygulamasının gündelik yaşamın temel parçası olmasıyla birlikte eskisi kadar ilgi görmese de mahya geleneği halen yaşatılıyor. Konya’da bu ramazan ayında il merkezinde ve taşrada toplam 16 camiye mahya asılacak.

HANGİ MESAJLAR VERİLECEK?
“Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan”, “Hoş geldin on bir ayın sultanı”, “Oruç kötülüklere karşı bir kalkandır”, “Oruç nefsi terbiye eder”, “Oruç tut, sıhhat bul”, “Camiye gel, huzur bul”, “Affet ki affedilesin”, “Ramazan Kur’an ayıdır”, “Lâ ilâhe illallah Muhammeden rasulullah”, “Salat ve selam senin üzerine olsun” ve “İyilik ve takva üzere yardımlaşın”, “Her iyilik sadakadır”, “Elveda ya şehri Ramazan” ve “Ramazan bayramınız mübarek olsun”…

MAHYACILIK GELENEĞİ
Ramazan aylarında camilerin minareleri arasına gerilen ışıklı yazı şeritlerine mahya, bu yazıları hazırlayan sanatçıya da mahyacı denir. Eskiden mahyacılık, büyük bir ustalık isteyen gerçek bir sanat dalıydı.

Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi. Mahya kurmak için, caminin en az iki minareli olması gerekir. Eskiden böyle büyük camilerde, iki minare arasına ip veya teller gerilir, mahya ustası da, genellikle zeytinyağı doldurulmuş kandilleri veya mumlu fenerleri ipin üzerine dizerek istediği dinî yazıyı yazar, hatta resimler yapardı.

Bütün ramazan boyu bu kandiller, rüzgâra rağmen geceleri pırıl pırıl yanardı. Camilerin elektrikle aydınlatılmaya başlamasından sonra, mahyacılık kolaylaştı ve ayrı bir sanat olmaktan çıktı. Kandil yerine renkli elektrik ampulleriyle ve yeni yazıyla mahya kurma geleneği bugün hâlâ sürdürülüyor.