Konya'nın tarihi noktası Halkapınar ilçesi İvriz mevkii için yeni karar duyuruldu. Daha önce sit alanı olarak tescil edilen bölge için yeni karar yayımlandı. Buna göre bölgede artık kuş uçmayacak. Bölgede hiç bir yapıya izin verilmeyecek.

MAHALLENİN İMAR PLANI DEĞİŞTİ
Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yayımlanan duyuruda, "Konya İli, Halkapınar İlçesi, İvriz Mahallesi Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği Bakanlık Makamının 01.12.2025 tarihli ve 14222835 sayılı Olurları ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. maddesi uyarınca onaylanmıştır. İmar planlarının, İl Müdürlüğümüz Tabiat Varlıklarını Koruma İşlerinden Sorumlu Müdürlüğü ilan panosunda, internet sitemizde (https://konya.csb.gov.tr) ve e-plan otomasyon sisteminde görülebileceği ve 30 gün içinde itiraz edilebileceği ilgililere ilanen tebliğ olunur" ifadelerine yer verildi.

YÜZYILLARDIR TARİHE IŞIK TUTUYOR
Konya’nın Halkapınar ilçesinde bulunan İvriz Kalesi gizemini koruyor. Hititler, Asurlar ve Romalılar olmak üzere bir çok uygarlığın bu kalede yaşadığı biliniyor. İvriz Kaya Kabartması’na yalnızca 1 kilometre mesafede yükselen İvriz Kalesi, yüzyıllara meydan okuyan yapısıyla adeta bir açık hava tarih müzesi olma özelliğini taşıyor. Hititler’den Bizans’a kadar pek çok uygarlığın hâkimiyetine tanıklık eden kale, konumu sayesinde tarih boyunca askeri gözetleme ve kontrol noktası olarak kullanıldı. Yapımında kullanılan meşhur Horasan harcı, surlarını hâlâ dimdik ayakta tutuyor.

SİT ALANI NE DEMEK?
Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.” Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyecektir. Bu alanlar, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenecek ve bilimsel kazılar dışında hiçbir kazıya müsaade edilmeyecektir. İlke kararında, yapılan bu genel vurgulardan sonra, kullanmaya ilişkin olarak maddeler halinde istisnalar belirlenmiştir. Zorunlu olması koşuluyla ve müze müdürlüğü ile kazı başkanının görüşü alınarak, alt yapı uygulamaları, kültür varlıklarını koruma bölge kurulunda değerlendirilebilecektir. Burada, kamu menfaatlerinin çatışması söz konusudur. Zira, altyapı uygulaması, yerleşim alanları için bir zorunluluktur ancak uygulanması halinde, korunması gerekli kültür varlığının da zarar görmesine sebebiyet verebilmektedir.

Bu durumda, öncelikle korunma alanı içinde bir alt yapı uygulamasının zorunlu olup olmadığı tespit edilecektir. Alt yapı uygulama güzergâhının değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı da dikkate alınacaktır. Bu da mümkün değilse, korunma alanına zarar verilmeden alt yapı uygulamasının yapılabilmesi için, ilgili müze müdürlüğü ile kazı başkanının görüşünün alınarak, koruma kurulunda değerlendirilmesi gerekecektir. Müze müdürlüğünün ve özellikle kazı başkanının, korunma alanının hafızası olduğu düşünüldüğünde, koruma kurulunun yapacağı değerlendirmede temel kriterin bu olduğu söylenebilir. Bu alanlarda, mevcut tarımsal faaliyetlerden sadece sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin ve ayrıca koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılık faaliyetinin devamına izin verilebilmektedir. Höyük ve Tümülüsler üzerinde, toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetler ve ağaçlandırma yapılamayacaktır. Ancak, varsa mevcut ağaçlardan ürün alınabilecektir. Bu alanlardan, taş, toprak, kum vs. alınamayacak; bu alanlara, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vs. ocaklar açılamayacak; toprak, curuf, çöp, sanayi atığı vs. dökülemeyecektir.