Afyonkarahisar ile Konya sınırları içerisinde yer alan Akşehir Gölü, son yıllarda yaşanan kuraklık ve su kaybının ardından yeniden gündemde. Yaklaşık 350 kilometrekarelik yüzölçümüyle bölgenin önemli sulak alanlarından biri olan gölde, kış ve ilkbahar döneminde etkili olan yağışlarla birlikte umut verici bir tablo ortaya çıkmıştı.

Sultan Dağları'nda biriken karların erimesi ve Konya genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağışlar, göl havzasına önemli miktarda su ulaşmasını sağladı. Bir süre önce göl yüzeyinin yaklaşık dörtte birinin yeniden suyla kaplandığı, bazı bölgelerde su derinliğinin 1 metreye kadar ulaştığı görüldü. Ancak yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte tablo yeniden değişti.

AKŞEHİR GÖLÜ'NDE SU SEVİYESİ YENİDEN GERİLEDİ
Yaz aylarında yağışların yetersiz kalması, yüksek sıcaklıkların neden olduğu buharlaşma ve çevredeki tarımsal sulama faaliyetleri, Akşehir Gölü'nün yeniden su kaybetmesine neden oldu. Son dönemde çekilen görüntülerde gölün geniş bölümlerinin yeniden susuz kaldığı görülürken, daha önce suyla kaplı olan alanlarda ot ve çayırların gelişmesi dikkat çekti. Gölün bazı bölümleri adeta doğal bir meraya dönüşürken, özellikle büyükbaş hayvan sürülerinin göl tabanındaki otlaklardan yararlandığı görülüyor.

KUŞLARIN DÖNÜŞÜ UMUTLANDIRMIŞTI
Göldeki su seviyesinin yükseldiği dönemde bölgenin ekolojik yapısında da olumlu hareketlilik yaşandı. Uzun süredir Akşehir Gölü çevresinde daha az görülen yaban kazları ve çeşitli kuş türlerinin yeniden bölgeye gelmesi, sulak alanın canlı yaşamı açısından umut oluşturdu.

Göl yüzeyinde yeniden su tabakalarının oluşması, kuşların beslenme ve barınma alanlarının genişlemesine katkı sağladı. Ancak yaz aylarında su seviyesinin yeniden gerilemesi, gölün geleceği ve bölgedeki biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından endişeleri de beraberinde getirdi. Akşehir Gölü, yalnızca doğal yapısıyla değil, Nasreddin Hoca ile özdeşleşen hikâyesiyle de bölge açısından büyük önem taşıyor. Nasreddin Hoca'nın göle maya çaldığı ve "Ya tutarsa" sözünün sembolü haline gelen meşhur fıkra, Akşehir Gölü'nün kültürel hafızadaki yerini koruyor.
