Bilmeyenler fotoğrafını görünce “bu yenir mi” dese de Konyalılar küflü peynir için tabiri caizse kurşun atar kurşun yer! Konya’nın geleneksel ve tescilli lezzeti Konya Yeşil Peyniri, nam-ı diğer küflü peynir ramazan ayında da sofraların baş tacı. Özellikle sahur sofralarının vazgeçilmezi olan küflü peynir genellikle sıkma diye tabir edilen lavaş ekmeğe yapılan tereyağlı dürüm ile tüketiliyor.

SUSATIR DESELER DE SAHURUN VAZGEÇİLMEZİ
Her ne kadar susatacağı ileri sürülse de mevsim kış olunca Ramazan sofraları da küflü peynirsiz kurulmaz oluyor. Sıcak lavaş ekmeği içerisine bol tereyağı ve küflü peynir ile sahur sofralarını zenginleştiren Konyalılar genellikle daha yoğun küflenmiş peyniri tercih ediyor. Zira peynirdeki bu göğermenin, küfün bir penisilin bir antibiyotik etkisi oluşturduğuna inanılıyor.
Çarşı böreğinde, yağ somununda, tandır böreğinde, tostta, kahvaltıda, ekmek arasında, patates dürüm ile oldukça yaygın bir şekilde kullanılan Konya Yeşil Peyniri geçtiğimiz yıllarda coğrafi işaretli ürün olarak tescillenmişti. Bu günlerde kilogramı ortalama 250 TL’den satılan bu peynirin küfünün tamamen doğal küf olduğu ve yaklaşık 2 ayda oluştuğu ifade ediliyor.

OSMANLI ASKERİNİN KORUYUCU KALKANI
Osmanlı döneminde savaşan askerlere zindelik için yedirilen küflü peynir, kılıç yaralarının tedavisi için de kullanılmış. Kanuni Sultan Süleyman sefere çıkmadan önce, saray hekimlerine askerlerin seferde iken salgın hastalıklardan hasta olmamaları için ne yapmak gerektiğini sorardı. Hekimler ise kuvvetli bir ilaçtan bahsettiler. Sultanın da hoşuna giden bu ilaç penisilin ilaç idi. Hemen saray aşçılarına ferman gönderilir ve askerlere her öğün, küflü peynir verilmesi söylenirdi. İçindeki probiyotik bakteriler, bağırsak florasını kuvvetlendirir ve iç organların ömrünü uzatır. O zaman şartlarında bir sefer yaklaşık 2 sene sürerdi. Asker 6 ay yürüyerek gider ve 6 ay yürüyerek geri dönerdi. Tozun toprağın havaya kalktığı, tuvalet ve banyo ihtiyacının zor karşılandığı bu sağlıksız şartlar altında , düşman askerleri telef olurdu. Salgın hastalıktan toplu asker ölümleri olurdu. Ancak Osmanlı askerleri bu salgından etkilenmez, basit bir grip gibi atlatırlardı. Sebebi ise sefere çıkmadan önce yemeye başladıkları küflü gömme peynirin kuvvetli tesiriydi.