Ahirete imanın faydaları
Düşünce yolculuğu yazıları-5
Dindeki ahiret inancı, bir yandan uhrevi sorumluluk şuuruyla insanın ahlaki gelişmesine katkıda bulunurken öte yandan ölüm korkusunun insan psikolojisi üzerindeki tahrip edici etkisini önler…
Kur’an’da önce ölümün sonrada hayatın zikredildiği şu ayet çok çarpıcıdır:
“Ölümü ve hayatı yaratan Allah’tır.” Mülk, 67/2
Niçin önce hayat değil de ölüm başa alınmıştır? Aslında hayata anlam katan, hayatı yaşanılır kılan ölüm duygusudur. Ölüm olgusunu içselleştiren bir birey, hayatını disipline eder ve hayatının bir gayesi olur.
Diğer taraftan ahiret inancı, Allah’a rağmenliği besleyen duyguların etkisinde gelişen negatif dünyevileşmeyi aşmada insana yardımcı olur. İnsan özgür iradeye dayalı yaratılış gereği, bir yerden daha iyi bir yere yolculuk edebilen bir varlıktır. Zaferi önemseyen insanlar, maddi olanın peşinde koşarlar. Seferi önemseyen insanlar, manevi olanın, manevi hazzın, oluş ve tekamülün peşinde koşarlar. İnsanı insan kılan şey, yolda olduğunun bilincinde olması, hayatı bir bütünlük duygusuyla yaşaması, maddi olanı bütünüyle elinin tersiyle itmemesi, ama asıl olanın ruhun arayışı olduğunu fark etmesidir.
Her insanın en çok arzu ettiği ebedi yaşama arzusudur. Çünkü beka fikri insanlarda fıtri olduğu için, ölümü müteakip cesedin bozulduğunu ve aslına dönüştüğünü gören insanoğlunu, ebedilik arzusu bir hayli meşgul etmiştir. İnsan ölümden sonraki âlemde ebedi yaşamayı arzuladığı gibi bu dünyada da eserleriyle ve hatırasıyla ebedi olarak yaşamayı ve sevenleri tarafından unutulmamayı arzulamaktadır. Bunun yanında ebedi hayatı bulamayan ve ahirete de inanmayan kimseler, bir hakikate dayanmayan çeşitli hayaller ve evhamlarla bazı şeylere beka süsü vererek kendilerini avutmaya çalışırlar. Nitekim krallar, büyük insanlar, hatta herkes, isimlerinin kitaplarda, sağlam yapılarda ebedileşmesini isterler. İnsanoğlu ab-ı hayat efsanesini işte bu ebedilik isteğiyle meydana getirmiştir. Mısır Firavunlarının biçare insanlara bin bir eziyetle yaptırdıkları piramitler de bu gayeyle inşa ettirilmiştir.

Bu inancın hayatımızdaki yansımalarına kısaca bakalım:
İnsanın yaratılışı ebediyeti ister ve ebed için yaratıldığına işaret eder. Çünkü insandaki bir takım manevi duyguların sadece bu dünyadaki geçici şeylerle doyurulması mümkün değildir.
2-İnsana Yaşama Ümidi Verir ve Hayatı Kolaylaştırır.
Ahiret inancının insana sağladığı faydalardan biri de ümitleri yenilemeye, elemleri hafifletmeye, karşılaşılan zorlukları yenmeye en büyük yardımcı oluşudur.
3-Kötülükleri Önler, İnsandaki Adalet Duygusunu Tatmin Eder.
Adalet ve hakkaniyet duygusu insanın çok önemli değerlerinden, çok köklü özlemlerindendir.
4-Hayata Anlam Katar-Sorumluluk Duygusunu Geliştirir.
Ahiret düşüncesi insana bu dünyada bir amaç ve hayat için bir anlam sunmaktadır. Ahiret yüksek değerleri temsil eder
5- Dünya ve Ahiret Dengesini Sağlar
Ahirete imanı olan kişide ölüm korkusunun getirdiği tedirginlik azdır. Çünkü o, insanın bu dünyaya geçici zevkler peşinde koşarak ebedi hayat hazırlığını unutmak için değil, ebedi saadeti kazanmak için geldiğini bilmektedir
6-Toplum Üzerine Olumlu Etkileri sağlar.
Ahirete, öldükten sonra tekrar dirilip dünyada işlenen amellerden hesaba çekileceğine, cennet ve cehenneme inanmanın bu dünya hayatında pek çok faydalarından biri de insanın hayatında geçirdiği dönemleri anlamlı kılmasıdır.