KONYA HABER
Konya
Kapalı
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5390 %0.04
51,4885 %0.14
11.271,95 % -0,23
Ara

Yapay Zekâ Ve Farkında Olma

YAYINLAMA:

Yapay zekâ, artan veri yığınları, karmaşıklaşan karar süreçleri ve doğruyla yanlışı ayırt etmenin giderek zorlaşmasıyla birlikte, günümüz gündeminin vazgeçilmez gündem maddelerinden birisi hâline gelmiştir.   Veriler çoğaldıkça, karmaşıklaştıkça, doğruyu yanlışı ayırt etmede güçlük çekildikçe başlıca yapay zekaya olan gereksinim, alınan “yardımlar” ve “başvurular” da çoğalmaktadır. Yapay zekaya ile paralel yatırım yapılan çip firmaları, elektronik sistemlerin borsa bilançoları ve kazançları göz önünde bulundurulduğunda bu sistemler için harcanan devasa paralar olduğu görülmektedir.

Dijital dönüşüm ivme kazanırken, yazılım çözümleri ve “zeki” sistemlere ayrılan bütçeler de her yıl daha görünür biçimde genişliyor. Bu eğilime paralel olarak, çevrimiçi ortamlarda üretilen veri hacmi hızlı bir tırmanış gösteriyor; öyle ki güncel üretim hızı, geçmişte uzun yıllardaki veri birikimini kısa sürelerde geride bırakabilecek seviyelere ulaşmış durumda. Bu tablo içinde otonom öğrenme yaklaşımları, doğal dil teknolojileri, görüntü analizleri, uzman karar destek araçları ve birden fazla yöntemi bir araya getiren hibrit sistemler, gündelik yaşamdan iş dünyasına kadar pek çok alanda daha belirleyici bir rol üstleniyor. Teknolojinin neredeyse tüm sektörlere yayılmasıyla birlikte, büyük veri kümelerinin depolanması ve analiz edilmesi karar süreçlerini destekliyor; karmaşık problemlerde hız, şeffaflık ve verimlilik açısından somut kazanımlar üretilebiliyor. Özellikle zaman baskısının yüksek olduğu kritik kararlarda, insan uzmanlığı ile teknoloji destekli araçların birlikte kullanılması ise modern çalışma düzeninin giderek daha yaygın bir pratiği haline geliyor.

Yapay zekâ teknolojilerinde kritik mesele algoritmaları anlamak ve kod yazmaktan ziyade, yapay zekanın kendisini anlayarak bu işleri “insan” denetiminde doğru bir şekilde yapılmasını sağlamak ve üretilen ürünlerde ya da uygulama alanlarında katma değeri geliştirmesini artması sağlayarak “çarpan etkisinin” oluşturmaya yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Zaten bu hususta geliştirilen yüzlerce, binlerce iyi yazılmış paket programlar var. Esas mesele ‘’seçim’’, verilerin ‘’doğruluğu’’, mekanizmaların kontrollüğü hakkaniyet ve düzgün çalışma gibi hususlarıdır.

Yapay zekâ sistemlerinde asıl odaklanılması gereken nokta, bağımsız düşünme yetisini güçlendiren ve teknik altyapıyla bütünüyle entegre edilmiş çözümler geliştirerek bu sistemleri günlük yaşamın doğal bir parçası hâline getirmektir. Böyle bir dönüşüm sağlandığında, bir ya da birkaç kişinin düşünce sınırlarıyla yetinmek yerine; onlarca, yüzlerce hatta binlerce farklı aklın süzgecinden geçmiş, doğrulanmış, kısa ve öz bilgilere aynı anda ulaşmak mümkün olacaktır. Bu da zamanın daha verimli kullanılmasını, mali kaynakların daha etkin yönetilmesini ve bilgi ile tecrübenin her gün üst üste eklenerek çoğalmasını sağlayacaktır. Bugüne kadar çoğu zaman rastlantısal ya da sınırlı etkilerle gelişmiş olan sistemler, bu yaklaşımla daha düzenli, senkronize ve ekonomik hâle gelerek insan hayatını ciddi ölçüde kolaylaştırma potansiyeline kavuşacaktır.

Yapay zekâ, internetin, verinin ve karar alma süreçlerinin bulunduğu hemen her alanda karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya ve bilgi sistemleri başta olmak üzere pek çok dijital platformda yapay zekâ algoritmalarının etkisi her geçen gün artarak devam etmektedir. Artık sosyal medyada karşılaştığımız içerikler; olaylar, eğilimler ve hatta duygusal tepkiler, yapay zekâ tarafından analiz edilmekte ve bu analizler sonucunda “haber” ya da “reklam” olarak kullanıcıların karşısına çıkarılmaktadır. Sosyal medya uygulamaları açısından bu veriler, doğrudan ekonomik değeri olan birer ürün hâline gelmiştir. Bizden verilen süre, ilgi, reaksiyon, olumlu olumsuz özellikler sosyal medyada veri olarak kullanılıp, sistem algoritmasını verilere göre geliştirerek önümüze yeni veriler gelmeye devam etmektedir. Bu sistemler tabiki rastgele oluşturulmuş, yazılmak için yazılmış, kenarıda bırakılan başıboş sistemler değildir. Bu nedenle yapay zekâ çıktılarını eleştirel düşünme sistemleri ile kritik etmene kullanırsak uygulamaların dijital köleleri durumuna getirir ve önümüze ne koyarlarsa inanır, sorgulamayan, araştırmayan kısaca sömürge haline gelmiş bir durum olmak ile karşı karşıya geliriz maalesef. 

Daha önce 19.03.2025 tarihinde yazmış olduğum ‘’Matematiksel Olarak Yenilmeyeceğimiz Gerçeği’’ https://bbnhaber.com.tr/kose-yazisi/10954/matematiksel-olarak-nasil-yenilemeyecegimiz-gercegi  isimli yazılarımda da vurgulamıştım. Yapay zekâ teknolojilerinin dönüştürücülüğünden en asgari zarar görme ve azami fayda görebilmemiz için bu uygulamalara, yazılımlara, algoritmalara kendi kültürümüzü yansıtabilmemiz gerekmektedir. Türk milleti olarak geleneklerimizi ve binlerce yıl içinde oluşmuş en değerli tecrübe birikimimizi yapay zekâ sistemlerine sağlıklı biçimde yansıtabildiğimiz ölçüde, milletimizin gücünü daha ileriye taşıyan ve kendi sistemimizi yansıtan uygulamalar kurmamız mümkün olacaktır. Yazıda da bahsedildiği gibi kendi geleneklerimiz ve binlerce yıllarda oluşturduğumuz ‘’en iyi tecrübe’’ sistemleri yapay zekâ yapılarına tam anlamıyla yansıtabildiğimiz taktirde milletinin gücü ile daha da iyi sistemler kurabileceğimize şahit olabileceğiz. Çünkü var olan hazır sistemlerde bile çoğu zaman kalitemizi ortaya koyuyor, farklılığımız ortaya çıkıyor. Yapay Zekâ gibi sistemlerden ‘’tam anlamıyla’’ ve ‘’doğru’’ faydalandığımız taktirde gücümüze güç katabilir, yapay zekâ ve teknolojilerinin sunduğu ‘’çarpan etkisi’’ ile daha da güçlenme imkanına sahip olabiliriz.  

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *