Sosyal medyadaki hijyen sorunu ve hijyen takıntılılar
Sosyal medyada viral olan yemek videoları herkesin karşısına çıktığı gibi benim de ekranıma düşüyor. Birini izlemesek öbürünü izliyoruz, yorumlarına gözümüz kayıyor. Burada iki şey dikkatimi çekiyor. Birincisi hijyen sorunu ikincisi hijyen takıntısı
Evet işletmelerimizin birçoğunda hijyen sorunu bariz bir şekilde gözümüze çarpıyor. Hatta bazı videolarda gördüklerimiz resmen midemizi bulandırıyor, “burası Hindistan mı?” diye de sorguluyoruz. Genel geçer temizlik kurallarına dikkat etmek zor olmasa gerek. Hele ki gıda işi yapan işletmelerimizin buna azami dikkat etmesi gerekiyor. Toplum sağlığı açısından bu şart. Elbette kontrolleri yapılıyordur, yapılmalıdır da ama en önemlisi işletmelerin kendi otokontrolünü sağlamasıdır.
Bazı videolarda görüyoruz; bir karış saçı ile sakalı ile yemeğin üzerine abanana aşçılarımız var. Bir de meşhur bilmem ne diyorlar. Kollarında kıl yumağı mutfak çalışanlarını görüyoruz. Kardeşim saçın sakalın olabilir, bunları uzatmaktan keyif de alabilirsin. Bu senin kararın ona bir şey demeyiz ama yemek yapıyorsun. Biraz hijyenik olmak, eldiven, maske ve bone gibi koruyucu materyaller takmak zor olmasa gerek.
Perdenin karşı tarafında ise aşırı hijyen takıntılılar var. Sıradan ev videolarına bile hemen yorum yazıyorlar “eldiven nerede?”
Be hey mübarek kim evinde eldiven takar ki. Annelerimiz olsun biz olalım ellerimizi yıkar güzelce malzemeleri doğrar, yemek ve salata yaparız. Burası bir işletme değil ki kendi evimiz kendi mutfağımız. Olabildiğince hijyen olmak yetiyor. Fazlası lüzumsuz. Evde annemizin eldiven ile maske ile mutfağa girmesi çok olağan bir şey olmasa gerek. Hatta abesle iştigaldir.
Bir de limon tuzu zararlı, alüminyum folyo kanser eder gibi her yere yorum sıralayanları görüyoruz. Baksan Çin tuzu ilaveli cips ve hazır gıdalarla beslenen bu kişiler 100 yıldır mutfağımızda olan limon tuzuna laf ediyor. Evet kimyasal bir üründür ama mesela bamya çorbası limon tuzu olmadan nasıl yapılır?
Her şeyi de bilmeyin, bırakın bazı şeyler akışında kalsın, herkes bildiği gibi anasından babasından gördüğü gibi yaşasın. Paketsiz gıda bilmeyen nesiller, asırlık gelenek ve görenekleri beğenmiyor ya işte ona şaşırıyorum.
Kalın sağlıcakla…