KONYA HABER
Konya
Hafif yağmur
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,3577 %0.05
51,3624 %-0.33
10.543,94 % 1,13
Ara

YENİ TEHLİKE “SICAK KAR KURAKLIĞI”

YAYINLAMA:

Öncelikle şunu kabul edelim normal hava diye bir şey yoktur. Yani her sene aynı mevsimde aynı düzeyde yağış olması, yağmur ve kar yağması beklenemez. Yağdığı zamanlar tabii ki olmuştur. En yakın 2017 ve 2022 kış aylarını hatırlayın yeter. Günlerce kar örtüsünün kalkmadığı günleri de yaşadık. O nedenle Allah’tan umut kesilmez. Hem daha kış geçmedi, Hıdırellez (6 Mayıs) geçmeden de artık kar yağmaz diyemeyiz. 
Bilindiği üzere dünyanın dönüşüne uygun olarak atmosferdeki meteorolojik sistemler batıdan doğuya hareket etmektedir. Kış aylarında yurdumuz genellikle Balkanlar ve Sibirya’dan gelen soğuk ve yağışlı hava ile Orta Akdeniz üzerinden gelen nispeten ılık ve yağışlı havanın etkisi altında kalmakta yağmur ve kar yağışı almaktadır. Bölgemizde, yılbaşından bu yana Orta Akdeniz üzerinden gelen sistemler etkili oldu. Söz konusu sistemler, Konya ve çevresinde adeta bir birinin kopyası şeklinde haftada bir iki gün yağış bırakıp geçtiler. Konya ve çevresi yeterince kar yağışı alamadı, ancak normalinden çok fazla yağmur yağışı aldığı kaydedildi. İlk kez aylık verilerde Meteorolojik kuraklık yaşanmadı. 
Bölgemizde son birkaç yıldır yağış azlığı ve yağış desenindeki değişiklik ortaya yeni bir kuraklığı getirdi: Kar kuraklığı.  Hatta bazı uzmanların deyimiyle “Sıcak Kar Kuraklığı”. Rakımı yüksek çevre ilçelerde kar yağışının varlığı bir teselli kaynağı olarak görülse de bilimsel veriler, yağan karın su rezervlerimize olan katkısının kritik seviyelere gerilediğini gösteriyor. Bu sene maalesef barajlarımız yeterince yağış almadığı için dolmadı, mevcut su rezervleri de hala sinyal veriyor. Yani hidrolojik kuraklık devam ediyor.
Hidrolojik kuraklığın sona ermesi için Kar yağışı çok önemlidir. Kar yağışının küresel bağlamda; gıda, su, turizm, tekstil, hayvancılık, ulaşım aksaklıkları, enerji, çığ riskleri ve altyapı tasarımı başta olmak üzere birçok sektör için önemli etkileri vardır. Kar eridiğinde gölleri, nehirleri ve su rezervuarları doldurmaya yardımcı olur. Su rezervlerinin büyük çoğunluğunu kışın yağan kar yağışından temin eden bölgelerde, kar kuraklıkları ilkbahar ve yaz aylarında daha düşük su seviyesi demektir. 
İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl ve ekibi tarafından yürütülen 1950-2025 yıllarını kapsayan 75 yıllık araştırma sonuçları: Türkiye’nin Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan devasa bir Kar Kuraklığı Kuşağı'nın tam merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. (Kaynak: A.A aa.com.t/tr/gündem 12.01.2026)
Sorunun karın yağmaması değil, karın taşıdığı su miktarının azalması olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şermin Tağıl’ın verdiği bilgiye göre: “Ülkemizde Kar yağdığında seviniyoruz ama bizim için tehlikeli, gizli bir risk söz konusu. Bu da 'sıcak kar kuraklığı' dediğimiz bir risk. Kar yağıyor ancak hava yere düşen karı saklayacak kadar soğuk olmadığı için erken erime başlıyor ve doğal su bankamızın da beslenmesi riske giriyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi yağan karın toprak tarafından emilip yeraltı sularını ve barajları beslemesine izin vermeden hızla erimesine yol açıyor Karın yüzeydeki görsel etkisinden ziyade kar su eşdeğerine, yani kar örtüsünün içindeki toplam su miktarına odaklandı. Elde edilen bulgular, kar yağışının miktarından çok, yağan karın zeminde kalma süresinin ve sutaşıma kapasitesinin azaldığını gösteriyor.”
Kar kuraklığı sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ekonomik bir güvenlik meselesidir. Kar suyunun erken ve verimsiz kaybı, içme suyu teminini zorlaştırırken, tarımsal üretimde verim kaybına ve hidroelektrik santrallerinde enerji üretim kapasitesinin düşmesine neden oluyor. Tarımsal üretimin azalması; bölgesel gıda güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor. 
Biz boşuna demiyoruz: “Geleceğin anahtarı iklim değişikliğine uyumda saklıdır” diye. Bundan böyle kar su eşdeğeri başta olmak üzere havza bazlı su bütçesini merkeze alan, modern verilerle desteklenen yeni su politikalarının geliştirilmesi kaçınılmazdır. Erken uyarı sistemleri, yağmur suyu hasadı gibi alternatif su depolama çözümleri ve iklim değişikliğine uyumlu tarım ve su politikaları bizi bekliyor. Kalın sağlıcakla.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *