KONYA HABER
Konya
Açık
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,3860 %0.05
53,4876 %-0.17
11.196,87 % -0,40
Ara

Kökler yere çağırır dallar göğe…

YAYINLAMA:

E hadi çözelim bu muammayı şimdi.

Köklenelim mi, uçalım mı dostum, ne edelim biz?

Yine doğaya başvuracağız belli ki. Ağaçlara şöyle bir bakacağız alıcı gözle. Süzeceğiz ilk kez görüyormuşçasına. Belki hiç anlamadık dillerinden bunca yaşımıza geldik de. Bak hem kökleniyor hem de gökle selamlaşıp anbean secdegâh makamının sakinleri oluveriyorlar. Gocunmuyorlar bir dalları ile yerlere kadar eğilip bir çocuğa şefkat kokulu gölgelerini sunarken ve utanmıyorlar hiç diğer dalları semada bulutlarla yarışırken. Kibirden de ezilmişlik hissinden de ârî olmuşluğun tadını öyle bir çıkarıyorlar ki. Müthiş kıskandırıyorlar bazen insanı. Hani öyle bunalıma da girmiyorlar. Başları ağrımıyor. Bugün secde etmeyeceğim, gölgemi kimseye yâr kılmayacağım ve meyvelerimden herkes uzak duracak demiyorlar. 

Ya Güneş…

Işığından tek bir salise dahi mahrum bırakmıyor. Küsmüyor, incinmiyor hiç. Duygusal iniş çıkışlara yüz vermiyor. İlahi nizama eşlik etmekten başka bir derdi yok. Görevine çok sadık ama bu öyle bir görev yapış ki buram buram gönüllülük akıyor tüm ışınlarından. 

Doğuşunu batışını zerre kadar umursamayan insanlara da takmıyor kafasını. Tiyatro sahnesine çıkmış Romeo ve Jülyet gibi rolünün hakkını dibine kadar veriyor. Kim bilir daha ne kadar vakit de sürdürecek bunu?

Yerde ağaç gökte güneş gibi olan insanlar var. Büyük ihtimal onların hikmetiyle dünya büsbütün cehenneme esir düşmüyor. Ağlamayı da gülmeyi de birlemişler. Kalpleri tatmine, ruhları anlama, egoları Allah´a armağan edilmiş. “Hayat işte” demişler. Ama öyle dilde değil, bayağı tüm hücrelerinde iman etmişler. El etek de çekmemişler yaşamdan, yanlış anlaşılmasın. Neyse işleri güçleri yapmışlar tek tek. Yapacaklarmış da. Çünkü onlara göre her bir kul da zaten sadece zihnindeki kaseti oynuyormuş. Dirlik düzenlik istiyorsak söylenmeyi bırakıp aynen Güneş Annemiz gibi bu diyara ışığımızı sunacakmışız. Bizde ışıktan bol bir şey de yokmuş ki. Unutmuşuz aslımızı.

Daha dün minicik bir ağacın yanına gittim dalları göğe değiyordu o minikliğine rağmen ve bir not tutuşturdu elime. Aynen şunlar yazıyordu:

“Arkadaşına ve hasmına eşit saygıyla bakanlar, ne övgüyle beslenen ne de suçlamayla keyfi kaçan, sıcak ve soğuk, zevk ve acı gibi, bencillik bağlılığı olmayan, aynı şekilde onur ve onursuzluktan arınmış, sessiz, her zaman doygun, her yerde uyumlu dindarlar, benim için gerçekten değerlidirler.”  B. Gita. 

Gerçek özgürlük sakın bu olmasın? Bir dalın Yerde bir dalın Gökte, bunu bilmişsin. O´ndan başkaya ihtiyaçlığın yok, muammayı çözmüşsün. E daha ne olsun…

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *