KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4957 %0
53,0165 %0
9.979,16 % -0,64

Nerede o eski bayramlar!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Formun ÜstüHepimiz hayıflanıyoruz dahası özlüyor ve arıyoruz: “Nerede o eski bayramlar…”

Dilimize pelesenk olmuş bir cümle. Ama kimse de o eski bayramları yeniden getirmek için çaba harcamıyor. Sadece şikayet ediyoruz. Nerede o eski günler, nerede o eski bayramlar…

Evet zaman akıyor, hayat değişiyor. Şehirler, yerleşim yerleri büyüyor. Tabii ki insanoğlu da büyüyüp hayatın bin bir zorluğu ile boğuşuyor. Kimse çocukluğuna inemeyeceği gibi kimsenin de eski bayramları bulması söz konusu bile değil.

Ama en azından ucundan kıyısından gelenek ve göreneklerimize tutunabiliriz. Eski bayramların kokusunu alamayız ama eski bayramlardan bir esinti sunabiliriz. 

Mesela arefe günü kabristan ziyareti yapabiliriz. Bulunduğumuz yerde yakınımız olmayabilir. En azından bu geçici dünyada soluklanıp, ömrünü tamamlayıp ahirete göçmüş insanların yattığı yere selam verip bir fatiha okuyuveririz. Hem mezarlıklar bize tefekkür etme fırsatı da sunar. İllaki bir yakınımızı aramayalım. Unutmayalım orada yatanlar da bizim gibi hikayelere sahipti.  

Mesela bayram sabahı erkenden kalkıp tertemiz kıyafetlerle bayram namazına gidebiliriz. Evin erkekleri camideyken kadınlar da mükellef bir bayram sofrası kurabilir. Büyüklerimizle, akrabalarımızla, arkadaşlarımızla, komşularımızla bir sofrada bağdaş kurup bayram bereketini paylaşabiliriz.

Mesela kestiğimiz kurbanları buzdolabı poşetlerine koymadan önce konu komşuyu, ihtiyaç sahiplerini hatırlayabiliriz. 

Gördüğünüz üzere eski bayramlara ulaşmak hiç de zor değil.

Biz ne yapıyoruz. “Aman, canım! Bayram kutlayan mı kaldı!” diyerek bavulu topluyor ve bayram tatilini deniz, sahil, yurt içi, yurt dışı seyahatine eviriveriyoruz. 

Sıla-i rahim mi? Onu da telefonla ya da whatsapp görüşmeleri ile halleder olmadı bir post paylaşıveririz. Hem bu çağda teknolojiden de faydalanmak gerekir değil mi?

Kurban kesmek mi? Kim uğraşacak kurban ile değil mi? Kasaptan alırız üç beş kilo et, kurbanı da yurt dışından ucuza kestiririz oldu bitti.

Bayram bitti mi de başlarız “Nerede o eski bayramlar!” türküsü çığırmaya…

Kalın sağlıcakla…

 

 

Formun Altı

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız