KONYA HABER
Konya
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,6803 %0.01
53,3970 %0.02
9.826,63 % -0,03

Okul müdürünün tatil mesajı ve zamane velileri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sosyal medyada dolaşırken, daha doğrusu vakit öldürürken “Bir Okul Müdürünün Velilere Gönderdiği Tatil Mesajı” başlığıyla şöyle bir paylaşıma rast geldim. 

Ama kurgu ama gerçek; orasını bilemiyorum lakin altına imza atılası cinstir bir paylaşımdı.

Müsaadenizle önce bu paylaşıma bakalım;

"Sayın velilerimiz,

Çocuklarımızın tatil sürecinde okul düzeninden kopmamaları için evlerinizde onlara okul ortamı oluşturmaya çalışın.

Örneğin; Ayakkabı izlerini duvarlara çıkarabilsinler. Masa ve dolaplara kazıyarak sevdikleri kişinin adını yazabilsinler. Girdikleri her odanın ışığını açık bırakabilsinler. Yedikleri ve içtikleri her şeyin ambalajını gelişigüzel etrafa atabilsinler. Evdeki eşyalara ve elektronik cihazlara zarar verebilsinler.

Yüksek sesle bağırıp garip sesler çıkarabilsinler. Tüm bunları yaparken lütfen sakin olun. Sakın kızmayın, hele hele cezalandırmaya kalkmayın. Allah korusun, çocuğunuzun psikolojisi bozulabilir! Sonuçta siz sadece 1 ya da 2 çocuğu üç ay boyunca idare edeceksiniz. Aylarca yüzlerce öğrenciyi aynı anda yönetmek zorunda değilsiniz. Biraz sabır… Unutmayın; psikoloji çok önemlidir. Bozulursa düzeltmesi kolay olmaz! Hepinize sağlıklı, huzurlu ve keyifli bir tatil dileriz.”

****

Evet maalesef tablo bu. Son yazımda eğitim sistemimizin içerisinde bulunduğu sıkıntıların ucunu kanatmıştık. Ne yazık ki en büyük problemlerden birisi de mevcut veli yapısı. Eskinin “eti senin kemiği benim” felsefesi yerini “sakın ha! Benim çocuğuma sesini dahi yükseltme, onun psikolojisini bozma!” anlayışı hakim oldu. Elbette herkesin çocuğu özel ve kıymetli. Dahası her birey özel ve dokunulmaz. Lakin eğitim sistemini alt üst edecek kadar da imtiyaz ve disiplinsizlik çok fazla!

Ne demek duvara ayak izi çıkartmak, ne demek kamu malına zarar vermek! Eğitim ve terbiye önce ailede başlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var o kamu malında. Evde çocuk bardak kırsa ortalığı ayağa kaldıracak insanlar söz konusu kamu malına gelince, “Aman canım çocuktur, kırar da döker de!” deme cürretine sahip oluyor. Evde kardeşine bir fiske vurdu mu küplere binenler çocuğu akran zorbalığı yaptığı zaman olayı masumlaştırmaya ya da kendi çocuğunu haklı görmeye çalışıyor. Dahası okulda öğretmene, idareciye terbiye sınırlarını aşan hadsizlik yapan öğrenciler bile var. Ama yurdum velisi “sakın ha! Evladıma söz söyleme” tribinde… 

Sonrası mı? Onu düşünen mi var? Nasılsa okulda senin çocuğunun bakıcılığını yapacak bir öğretmen ya da idareci var. Sonrasını da sonra düşünürsün değil mi?

Yazık… Gerçekten çok yazık… Eğitim evde başlar, ağaç yaş iken eğilir. Lütfen çocuklarımıza gerekli ilk eğitimi, nezaket ve toplumsal yaşam kurallarını tam ve sağlıklı verelim.

Yarın çok geç olur…

  

 

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız