Ne Kadar Polis O Kadar Suçlu
* Yine yunanca bir kelime. Polis, şehir veya şehir devleti anlamına geliyor. Pólis πόλις kelimesinden günümüze geldi. Buraya da politia yani devlet düzeni ve vatandaşlık anlamıyla beraber geldi. Fransızcaya da police şekliyle kamu düzenini sağlayan teşkilat anlamıyla geçti. Hukuki ve yapısal olarak hem halktan hem de kamudan yana olan yegâne kurumdur. Devletin koyduğu kanunları ve kamu düzenini korumakla görevlidir. Toplumun ortak varlıklarını kamu adına korur. Gücünü halktan alır. Güçlünün yanında değil adalet gibi haklıdan yanadır. Vatandaşı korur, can ve mal güvenliğini sağlar. Suçluya karşı mağdurun tüm haklarını korur. İdeal bir hukuk devletinde ise kamu düzenini korurken halkın temel hak ve özgürlüklerini çiğnemez. Halkın huzuru için kamu gücünü kullanan bir denge unsurudur. Maliyetli midir bakalım.
* Maliyet, sonuç için kullandığınız şeylerdir. Buna daha fazla polisi işe almak, polis maaşları ve yan hakları, polisler için donanım almak, polis araçları için yakıt, bilgi teknolojisi vb. dâhildir. Süreçler ise bu maliyetleri kullanıma sokar. Süreç alkol satan işletmelerin çalışanlarıyla görüşmeyi ve alkol kontrol noktaları kurmayı içeriyor. Süreçler maliyet üretir. Polislikle, yapılan tutuklama sayısı, katılım sağlanan toplantılar, kesilen cezalar, başarılı kovuşturmalar vb. içerir. Giderler başarı göstergesi değildir; ancak bazen sürecin işlediğini gösterir. Birçok gider maliyet üretir. Araç durdurmaları insanların hayatlarını kesintiye uğratarak bir maliyettir. Toplantıların sayısı, polise olan güvenin artması gibi faydalar sağlar, ancak katılımcıların başka şeyler yapmak için harcayabilecekleri zamanın maliyetiyle gerçekleşir. Sonuçlar maliyet sorun üzerindeki etkileridir. İstenen sonuç, alkollü sürücülerin karıştığı kazalarda ve çarpışmalara bağlı hastaneye yatışlarda azalmaydı. Genellikle sonuçlar, kamuoyunu öfkelendiren olaylar olan zararlı olaylardaki azalma olarak tanımlanır.
* Daha fazla polis işe almanın suç oranını düşürüp düşürmediği sorusuna cevap arandı. 32 çalışma, polis teşkilatına polis eklemenin suçu azalttığını öne sürdü, 30 çalışma bu ilişki için hiçbir kanıt bulamadı. 62 çalışma birleşince ve çalışma kalitesine göre ayarlama yapılınca, polis sayısını artırmanın suç üzerinde çok küçük ve istatistiksel olarak önemsiz bir etkisi olduğu ortaya çıktı. Polis sayısının artırmanın suç üzerindeki etkisini diğer etkenlerin suç üzerindeki etkisiyle karşılaştırılınca, polis sayısını artırmanın en az faydalı olduğu anlaşıldı. Sorun odaklı polislik, sıcak nokta devriyeleri, odaklı caydırıcılık ve hatta mahalle bekçiliği gibi polislik stratejileri, polis sayısını artırmaktan çok daha iyi sonuçlar verdi. Bu sonuca göre ekonomideki azalan verim ilkesinden anlaşılmalıdır. Bu, mutfakta çok fazla aşçı olması deyiminin ardındaki fikirdir. Bu kavram, daha fazla işçi işe alındıkça, ek işçi çalıştırmanın faydasının azalacağını öngörür. Polislik de farklı değil. Şehrimizde hiç polis olmasaydı, suç muhtemelen kontrolden çıkardı. Sonra polis ortaya çıkınca suçta büyük bir düşüş görürüz. Ancak polis sayısını artırdıkça, daha fazla polis işe almanın faydası dengelenir.
*Sonuç olarak, daha fazla polis suç oranını düşürür mü? Hayır. Suç işlendiğinde, normal olarak halk daha fazla polis olsun ister. Çoğunlukla da daha fazla polis ve daha fazla tutuklama istenir. Girdilere ve çıktılara odaklanılır, ancak zararları azaltmaya odaklanılmaz. İstediğimiz ne? Polislerin elde etmesini istediğiniz sonuçları belirlemeli ve değerlendirmeliyiz. Sonuçları iyileştirmek, suçla ilgili zararları azaltabilecek stratejiler benimsememiz gerekir. Avrupa polis ortalaması 100.000 kişi başına yaklaşık 335 polistir. Ülkemizde ise 100.000 kişiye düşen 566 polis ile ortalamanın oldukça üzerindedir. Çin’deki polis sayısı 3.600.000, Hindistan’daki polis sayısı 2.000.000 sonrasında ise sıralama şu şekilde Rusya 1.000.000, Amerika 697.000, Meksika 580.000, Brezilya 500.000 ve 7. Ülke olarak Türkiye 484.000 ile sıralandı.