KONYA HABER
Konya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2878 %0.04
56,0903 %-0.07
11.246,95 %-0.32

HIRSIZ

YAYINLAMA:

* Başlık çeşit çeşit hırsız olmalıydı. Konu iyi anlaşılsın diye bir tane daha olması gereken çeşit kelimesi çalındı. Bizi aldatarak en kıymetlimiz olan zamanımızı çalanlar bu hafta konumuz. Basit hırsızlıklar değil. Nitelikli, planlı, uzun soluklu olanlar var. Onlara şöyle bir baktığında dış görünüşleri sana iyi bir izlenim verir, konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Ama onlar sanki bir yere dayanmış kütükler gibidir böyle güvendeymiş gibi görünürler. Her gürültüyü kendilerine yönelik sanırlar. Asıl düşman onlardır, onlardan korun. Doğada kusursuz bir denge vardır. Hayvanlar âleminde güçlü olanlar, zayıfları yer. İnsanlarda ise, hırsızlık ideolojisine sahip olanlar, safları, temizleri yer, bitirir. Tarihte dürüst diye halkın güvendiği birçok yönetici hırsız damgasını yedi. İnsanlar büyük bedel ödeyerek hukukla hırsızlıkları azaltmak için yasalar kurallar oluşturdular, ancak uygulamada ise halkın alt tabakalarında ki hırsızlık yapanları etkisizleştirmeyle sonuçlandı. Yönetici sınıfının hırsızlık eylemlerinde genelde hukuk işlemez. İş dünyasının hırsızlıklarda ise bahşiş, bağış, hediye ön plandadır. Gelişmemiş toplumlarda demokrasi hırsızlık ideolojisinin örtülüsüdür. Birçok ülkede hırsızlık yapanlar, halkı dolandıranlar, hazineyi boşaltanlar,  faizi artırıp milyarlarca para çalıp çırpanlar, bankaları boşaltan haramzadeler, arazileri gasp edenler, bürokratlarla ve siyasilerle işbirliği içinde olmak zorundadırlar. Onların kullandıkları kirli adamlar, kullananlarca hesap vermekten kurtulurlar. Hırsızlık mensupları asalaktırlar.

* Hırsızlar pişkindirler, ikiyüzlüdürler, yalan söylerler, talanı iyi bilirler, hileyi iyi bilirler, tuzağı bilirler, iyi hatiptirler, birbirlerini tanırlar, dolandırmayı bilirler, kendilerini inançlı olarak tanıtılırlar. Sürekli haktan bahsederler, kendilerini fakirlerin dostu olarak tanıtılırlar, namuslu olmaktan, dürüst olmaktan bahsederler. Temel işleri insanların anlamasını, bilmesini, öğrenmesini önlemek, halkı uyutmak, uyuşturmak üzerinedir. Hırsız olup da cezaevinde yatan üst düzey kimse yoktur. Her ülke cezaevlerinde, halk kesiminden fakir kişiler ve alt düzeyler yatar. Hırsız üst düzey yoktur. Tarih boyunca hırsızlar ideolojisine karşı din, sosyalizm, faşizm, başarılı olamadı. Hırsızlık ideolojisine karşı başarı için şeffaflık, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, kanun önünde herkesin eşitliği ilkesinin uygulandığı, işleyen bir sistem olması gerekir. Üst düzeyleri seçerken 1 oy bile önemlidir. Sen oy verirsin. Oy verdiğin başka bir yere gider. Sen ona oy verecek olsaydın tercih o olurdu. Seçilecek kim oluyor da senin yerine karar veriyor. 100.000 kişinin zamanını nasıl çalarsın hırsız. Zaman hırsızı. 100.000 oy verenin aklı yok mudur?

*Hayatta en önemli şey zamandır. Teknoloji gelişim hep hayata artı zaman katmak içindir. Zamanını çalanlar, modern dünyada bireyin üretmesini, huzurunu, yaşam kalitesini düşüren her şeydir. Bürokratik engeller en başta gelir. Kamu kurumlardaki uzun onay mekanizmaları en gerçekçi örnektir. Trafik yoğunluğu ve yanlış planlama hatalarından dolayı yolda harcanan saatler. Kurumlar arası veri paylaşımı eksikliği sebebiyle tekrarlanan evrak işleri. Medyanın disiplinsizliği ekrana bakmak için tasarlanmış manipülatif haberler. İçerik videoları diye dayatılan saçmalıklar. Randevu cahilliği ise her yerde var. İş ve sosyal hayatta zaman planlamasına uymama, geç kalmak. Zaman hırsızlığıyla mücadele etmek için kurumsal dijitalleşme artırılmalı ve bireysel dijital detoks alışkanlıkları olmalı.

* Kamuda ise zamanımızı çalanlar, devletle aramızdaki verimi düşüren, ekonomik kayıplara yol açan ve devlete olan güveni zedeleyenlerdir. Bir işlem için mevzuatta yer alan, güncelliğini yitirmiş düzinelerce imza ve onay gerektirenlerdir. Fiziki belge istemeler gibi. E-devlet gibi sistem varken hâlâ ıslak imzalı kâğıt, nüfus cüzdanı fotokopisi veya ikametgâh belgesi istenmesi. En büyük problem ise kurumlar arası bağlantısızlıktır. Bakanlık veya belediyenin, diğer bir kamu kurumunun veri tabanındaki bilgiye ulaşamaması yüzünden evrak taşıyıcısı olduk. Görevlilerinin güncel mevzuata veya dijital sistemlere hâkim olmaması sebebiyle gişelerde işlemler uzuyor. Basit bir onay veya izin için taşradaki vatandaşın Başkente ya da il merkezine gitmek zorundadır. Anlaşılamaz bir mevzuat dilimiz var. Kamu formlarının, kanunların ve başvuru rehberlerini anlamayacağı kadar karmaşık ve ağır bir dille yazılması sebebiyle yapılan hatalar ve tekrarlanan başvurular.

*Sonuç olarak, geçen her anımız kıymetlidir. Teknoloji kullanmak teknoloji üretmek insan içindir. Yapılan ve üretilen ileri teknoloji her ülke için gelişme kalkınmanın en önemli kaldıracıdır. Gelişmiş olmak için zamanımızı çalanlardan uzak durmalıyız.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız