KONYA HABER
Konya
Kapalı
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7883 %0.08
56,1083 %-0.08
11.225,72 %0.94

YATIRIM

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Geçenlerde Anadolu'da anlatılan bir fıkra kulağıma geldi.
Doğru mudur bilmem. Ama bazen bir fıkra, yüz sayfalık ekonomi raporundan daha fazla şey anlatır.
Memleketin ekonomi işlerinden sorumlu önemli bir devlet adamı, yıllardır üretim yapan bir sanayicinin fabrikasını ziyaret etmiş.
Makineler çalışıyor, işçiler işinin başında, sevkiyat devam ediyor.
Devlet adamı memnuniyetle sormuş:
— İşler nasıl?
— Üretiyoruz efendim.
— Sipariş?
— Var.
— Müşteri?
— Var.
— İhracat?
— Var.
— O halde işler iyi.
Sanayici başını sallamış:
— Bir tek kârı bulmakta zorlanıyoruz efendim.
Devlet adamı gülmüş:
— Maliyetleri düşürün.
— Düşürüyoruz.
— Verimliliği artırın.
— Artırıyoruz.
— İhracat yapın.
— Yapıyoruz.
— Teknolojiye yatırım yapın.
— Yapıyoruz.
— Daha çok çalışın.
Sanayici durmuş:
— Onu da yapıyoruz.
— E, geriye ne kaldı?
Sanayici muhasebecisini çağırmış:
— Geçen ayın hesabını getir.
Dosya açılmış.
Hammadde, enerji, işçilik, finansman, vergi, nakliye, vade, tahsilat…
Devlet adamı rakamlara bakıp sormuş:
— Peki bütün bunların sonunda ne kazandınız?
Muhasebeci başını kaldırmış:
— Tecrübe.
Devlet adamı gülmüş.
Sanayici gülmemiş:
— Efendim, biz bu tecrübeyi otuz yıldır kazanıyoruz. Artık biraz para kazanmayı denemek istiyoruz.
Devlet adamı bu kez ciddi ciddi sormuş:
— Önümüzdeki yıl yeni yatırım var mı?
— Var efendim.
— Yeni fabrika mı?
— Hayır.
— Yeni makine?
— Hayır.
— Yeni hat?
— Hayır.
— Yeni personel?
— Allah mevcutların işini daim etsin.
— Peki nasıl yatırım bu?
Sanayici çekmecesinden bankanın faiz oranlarının yazılı olduğu kağıdı çıkarmış:
— Buna.
Devlet adamı şaşırmış:
— Sen sanayicisin. Paranla üretim yapman gerekmiyor mu?
— Ben de otuz yıldır öyle biliyordum efendim.
Sonra önündeki hesabı göstermiş:
— Üretmek için fabrika lazım, makine lazım, hammadde lazım, enerji lazım, personel lazım, işletme sermayesi lazım. Satmak, rekabet etmek, vadeyi beklemek, tahsilat yapmak lazım. Bir de bütün bunların riskini almak lazım.
— Öbür tarafta?
Sanayici banka kâğıdını göstermiş:
— Para lazım.
— Sonra?
— Beklemek.
Devlet adamı:
— Yani üretmeyecek misiniz?
Sanayici cevap vermiş:
— Yanlış anlaşılmasın efendim. Enflasyon düşsün. En çok biz isteriz. Yüksek enflasyon üreticinin de düşmanıdır. Ama parayı soğutalım derken üreticiyi de soğutmayalım.
Devlet adamı susmuş.
Sanayici devam etmiş:
— Biz sanayiciler biraz garip insanlarız. Para kazanırız, gider makine alırız. Biraz daha kazanırız, fabrika büyütürüz. Sonra yeni adam işe alırız. Daha çok kazanırsak ikinci fabrikayı kurmaya kalkarız.
— Güzel işte.
— Güzel efendim. Fakat şimdi muhasebeci bana başka bir şey öğretti.
— Neyi?
— Bunların hiçbirini yapmadan da para kazanılabileceğini.
Devlet adamı gülümsemiş:
— Demek siz de finansçı oldunuz.
— Mecburen.
— Sanayiciliği bırakacak mısınız yani?
Sanayici fabrikanın içine bakmış:
— Biz bırakmayız efendim.
Devlet adamı rahatlamış:
— O halde mesele yok.
Sanayici:
— Mesele tam da orada.
— Nasıl?
— Biz bırakmayız. Ama çocuklarımız başlamaz.
Bence fıkra burada bitiyor; ekonomi tartışması ise tam burada başlıyor.
Çünkü kapanan fabrikanın haberi olur.
Kapısına kilit vurulur, işçisi çıkar, bacası susar.
Ama kurulmayan fabrikanın haberi olmaz.
Alınmayan makine istatistiklere girmez.
Ertelenen yatırımın tabelası indirilmez.
İşe alınmayan gencin çıkışı verilmez.
İhracata dönüşmeyen fikir gümrük kayıtlarında görünmez.
Ekonominin en sessiz kaybı budur:
Gerçekleşmeyenler.
Bugün mesele enflasyonla mücadele edilip edilmemesi değildir. Elbette edilmelidir. Fiyat istikrarı olmadan üreticinin de tüketicinin de uzun vadeli hesabı olmaz.
Asıl soru şudur:
Enflasyonu düşürürken üretme iştahını nasıl koruyacağız?
Çünkü para politikası yalnızca paranın fiyatını değiştirmez; insan davranışını da değiştirir.
Sanayicinin önüne iki seçenek koyarsınız.
Bir tarafta makine, personel, enerji, vergi, finansman, stok, rekabet, vade ve tahsilat riski…
Diğer tarafta parasını bekletmek.
Eğer uzun süre ikinci seçenek daha cazip hale gelirse, yalnız yatırımlar yavaşlamaz.
Üreten insanın zihni değişir.
Sanayici kapasite artırmak yerine nakdini korumayı, girişimci risk almak yerine beklemeyi, tüccar büyümek yerine küçülmeyi öğrenir.
Asıl tehlike de burada başlar.
Çünkü Türkiye'nin zenginleşmesi yalnız parasını koruyanların hikayesi olamaz.
Makine alanın, fabrika kuranın, dükkan açanın, teknoloji geliştirenin, toprağı ekenin, ihracat yapanın ve yanında insan çalıştıranın da kazanabildiği bir iklim gerekir.
Para değerlidir.
Ama para bir ülkenin nihai ürünü değildir.
Üretimdir.
Bugün politika faizi yüzde 37 seviyesinde. Merkez Bankası da iç talebin zayıf seyrettiğini ve imalat sanayindeki istihdam beklentilerinin tarihsel ortalamanın altında olduğunu ifade ediyor. Buna karşılık yıllık enflasyon hâlâ yüzde 31,51 seviyesinde. Yani önümüzde kolay bir denklem yok.
Bu nedenle mesele “faiz insin” demek kadar basit olmadığı gibi, yalnızca enflasyon rakamına bakmak kadar da basit değildir.
Asıl başarı; enflasyonu düşürürken üretim kapasitesini, yatırım cesaretini ve istihdam iştahını koruyabilmektir.
Çünkü faiz iner.
Enflasyon düşer.
Rakamlar değişir.
Fakat kaybedilmiş bir üretme iştahını yeniden oluşturmak yıllar sürebilir.
O yüzden fıkradaki sanayicinin sözü, belki de bugünün ekonomi raporlarının altına dipnot olarak yazılmalıdır:
“Biz bırakmayız. Ama çocuklarımız başlamaz.”
Çünkü bir ekonomi için asıl tehlike fabrikaların kapanması değildir.
Yeni fabrikaların kurulmaya değer görülmemesidir.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız