KONYA HABER
Konya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9492 %0.07
56,0494 %-0.05
10.559,10 %0.09

AVRUPA ENGELLİ KARTI: TÜRKİYE NEDEN DIŞARIDA?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir engelli birey için başka bir ülkeye gitmek, yalnızca pasaport ve bavul hazırlığından ibaret değildir. Gideceği yerde toplu taşımayı kullanabilecek mi, müzelere erişebilecek mi, kendisine tanınan haklar geçerli sayılacak mı? Bazen bir kartın tanınıp tanınmaması, seyahatin ne kadar bağımsız ve erişilebilir olacağını belirler.

Üstelik bu mesele yalnızca yurt dışına çıkan vatandaşlarımızı ilgilendirmiyor. Türkiye’ye gelen yabancı engelli bireyler de benzer sorularla karşılaşıyor. Peki, karşılıklı tanıma konusunda hangi noktadayız?

TÜRKİYE’YE GELEN YABANCI ENGELLİLERİN DURUMU

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının açıklamalarına göre, yurt dışında düzenlenen engelli kimlik kartları belirli koşullar altında Türkiye’de tanınabiliyor. Bunun için apostil işlemi, Türkçe tercüme ve ilgili onay süreçleri gerekiyor. Başvurusu kabul edilen kişiye Türkiye’de engelli kimlik kartı düzenlenebiliyor. Ancak bu süreç, yabancı bir kartın her yerde doğrudan kabul edildiği anlamına gelmiyor. Bürokratik işlemler, özellikle kısa süreli ziyaretlerde, kişilerin karşısına ek bir yük çıkarabiliyor.

Üstelik kartın tanınması bütün haklardan yararlanılmasını sağlamıyor. Şehir içi ulaşım, demir yolu ve bazı kültürel alanlarda sunulan imkânlardan yararlanılabilirken engelli aylığı, evde bakım yardımı ve ÖTV istisnasıyla araç alımı gibi haklar aynı kapsamda bulunmuyor. Dolayısıyla engellilik durumunun tanınmasıyla, ülkede ikamet eden vatandaşlara özgü sosyal haklardan yararlanmak birbirinden ayrı konular.

TÜRKİYE’DEN AVRUPA’YA GİDENLER NE YAŞIYOR?

Sorunun diğer yüzünde ise Avrupa ülkelerine giden Türk engelli bireyler var. Türkiye’deki engelli kimlik kartı, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında aynı hakları sağlayan ortak bir kart niteliğinde değil. Bir ülkede kabul edilen belge, başka bir ülkede aynı kolaylığı sunmayabiliyor. Ulaşım indirimi, müze girişi, öncelikli hizmet veya refakatçi hakkı gibi imkânlar ülkeye ve hizmeti sunan kuruma göre değişebiliyor.

Burada önemli bir ayrım var: Avrupa Birliği’nin geliştirdiği sistem, bütün sosyal yardımları ve her türlü ücretsiz hizmeti tek kartla sunmayı hedeflemiyor. Amaç, engellilik durumunun başka bir üye ülkede tanınmasını kolaylaştırmak ve o ülkede engelli bireylere sunulan özel koşullardan ve öncelikli hizmetlerden kısa süreli ziyaretlerde yararlanabilmelerini sağlamak.

AVRUPA ORTAK BİR SİSTEME DOĞRU İLERLİYOR

Avrupa Birliği, 2021-2030 Engelli Hakları Stratejisi kapsamında engelli bireylerin toplumsal yaşama eşit katılımını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri de Avrupa Engellilik Kartı ve Avrupa Engelli Park Kartı.

2024 yılında kabul edilen AB düzenlemesi uyarınca üye ülkelerin gerekli ulusal düzenlemeleri 5 Haziran 2027’ye kadar yapması, sistemi ise 5 Haziran 2028’den itibaren uygulaması öngörülüyor. Kartların üye ülkeler arasında karşılıklı tanınması, kısa süreli ziyaretlerde engellilik durumunu belgelemeyi ve belirli kolaylıklara erişimi kolaylaştıracak.

Avrupa Komisyonu, 6 Mayıs 2026’da engelli hakları stratejisini güçlendiren yeni bir çerçeve de yayımladı. Bu adımda kartların yaygınlaştırılması ve dijital ortamlarda da kullanılabilmesi, erişilebilir ulaşım ve engelli bireylerin toplumsal hayata katılımının güçlendirilmesi öne çıkıyor. Yani Avrupa, mevcut engelleri yalnızca tespit etmekle yetinmeyip uygulamada sonuç üretmeye çalışıyor.

Ancak bu sistem Avrupa’nın tamamını değil, AB üyesi ülkeleri kapsıyor. Türkiye AB üyesi olmadığı için Türk engelli kimlik kartları bu ortak sistemde otomatik olarak tanınmıyor. Türkiye’de yaşayan engelli vatandaşlarımız da yalnızca kendi ulusal kartlarıyla bu sisteme kendiliğinden dâhil olamıyor.

TÜRKİYE BU SÜRECİN NERESİNDE OLMALI?

Asıl soru burada başlıyor: Avrupa’da engelli bireylerin ülkeler arasında daha kolay hareket edebilmesi için ortak bir sistem geliştirilirken Türkiye bu konuyu yalnızca uzaktan mı izleyecek?

Elbette Türkiye’nin AB üyesi olmaması, sisteme katılımın kendiliğinden gerçekleşmesini engelliyor. Fakat bu durum, karşılıklı tanıma seçeneklerinin araştırılmasına, diplomatik girişimlerde bulunulmasına ve gerekli hukuki zeminin değerlendirilmesine engel değil.

Türkiye’nin öncelikle Avrupa Engellilik Kartı sisteminin kapsamını ve katılım koşullarını incelemesi; AB kurumlarıyla ve ilgili ülkelerle görüşmeler yürütmesi gerekiyor. Türk engelli kimlik kartlarının karşılıklı tanınması için hangi hukuki düzenlemelerin ve idari adımların gerektiği ortaya konulmalı. Hedef, uygulanabilir bir iş birliği modeli oluşturmak olmalı.

Çünkü mesele yalnızca bir kart değil. Mesele, engelli bir vatandaşımızın sınırı geçtiğinde haklarını yeniden anlatmak ve her ülkede farklı bir bürokratik duvarla karşılaşmak zorunda kalmaması. Seyahat etmek, kültüre erişmek ve toplumsal yaşama katılmak, engelli bireyler için de hayatın olağan parçaları olmalı.

Engelli hakları kâğıt üzerinde tanımlandığında değil, günlük yaşamda karşılık bulduğunda anlam kazanır. Avrupa ortak bir sistem kurmak için adım atarken Türkiye’nin de kendi vatandaşlarının yararını gözeterek bu sürecin dışında kalmamak için harekete geçmesi gerekiyor.

Kalın Sağlıcakla

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız