KONYA HABER
Konya
Açık
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,1176 %0,38
4.561,39 % 1,16
Ara

Gürültüden hoşlanan birilerini duydunuz mu hiç?

YAYINLAMA:

Gürültüden çok hoşlanıyorum diyen birilerini duydunuz mu hiç? Ya da yüksek sesle, bağırarak konuşanlar bana huzur veriyor diyenleri? Ben hiç duymadım, sanmıyorum siz de  duymamışsınızdır. Çünkü huzurun içinde sükûnet vardır. Bir kaç soru ile devam edeyim. Neden susanlar daha iyi anlaşır ya da tam tersi neden birbirimize bağırma ihtiyacı duyarız ve gürültülü ortamda kimse kimseyi dinlemez. Hatta kendi sesini bile duyamaz. Söylemek istediklerimizi usulca, sakince söylemek varken ne diye bağırırız, neden agresifleşiriz? Anlaşılabilinir normal ses tonumuzla konuşma ile kendimizi neden ifade edemeyiz de avazımız çıktığı, hatta  rengimiz morarıncaya  kadar bağırırız?..

Bu konuya, Hintli bir derviş şöyle bir bakış açısı getirmiş. "Kalplerin arasındaki mesafe yüzünden seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Öfkeleri arttıkça, mesafede artar, kapatabilmek için de o mesafeyi o kadar çok bağırmaları gerekir."

Öte taraftan birbirini seven iki insan arasında iletişim nasıl olur? Haydi hemen aklımıza çok sevdiğimiz arkadaşımızı, dostumuzu ya da  sevgilimizi getirelim bağırarak mı yoksa sakince mi konuşuruz? Tabii ki sakince. Hatta ses tonumuzu olabildiğince yumuşatarak. Bu durumda kalplerimiz birbirine yakın oluyor elbette. Çünkü arada mesafe kaybolur, yok olur.

Hatta öyle anlar yaşarız ki aşık olduğumuz, çok sevdiğimiz kişiyle artık konuşmayız bile. Susarak da anlaşabiliriz. Bakışmalar bile yeterli olur. Hal böyle olunca da tartışıldığında, kırıldığında, kızdığında kalplerin arasına mesafe girmesine izin vermemeliyiz.  Aksi takdirde kalp arasında ki mesafe öyle bir artar ki, gün gelir "sahi ne ara bu kadar kalplerimiz katılaştı, taşlaştı da uzaklaştık" hissinin verdiği huzursuzluktan yolumuzu bile bulamayız maazallah...

Sevgiyle kalın.

Gürültüden hoşlanan birilerini duydunuz mu hiç?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *