KONYA HABER
Konya
Açık
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
41,1297 %0,34
48,1176 %0,38
4.561,39 % 1,16
Ara

Aklımızı eğittik, ya duygularımızı ne yapmalıyız?

YAYINLAMA:

İnsan düşünen duygusal bir canlı aynı zamanda, çevresiyle en fazla etkileşim kuran bir varlık.

İnsan olarak sevgimizi, korkularımızı bütün canlılar olarak yaşıyoruz. Ancak düşüncelerimizi sadece insan türünün anlayabileceği bir özellik olarak görüyoruz.  Duygularımız düşüncelerimizi etkiliyor, düşüncelerimiz duygularımızı. Bazen de Duygularımız ve düşüncelerimiz arasında sıkışıp çatışma yaşıyoruz.

Hz. Pir'in 9 Asır öncesinde duygunun akıl ve zihin karşısındaki gücünü şöyle ifade ediyor." Eğer duygu his ile akıl ile çatışmaya girerse, akıl gizlenecek delik arar."

Bu yüzden aklımızı yenebilecek olan duygularımızdır. Nasıl ki aklımızla, IQ' muzla övünüp onları eğitebiliyorsak, Duygularımızı da eğitmeliyiz.

Düşüncelerle, duygularla bazı insanların kendi kendine düşünce duygu enfektesi olduğunu ve bu durumu da düşünce uyuzu olmaya benzetiyor, Hz. Pir.

İnsan kendi düşünceleri, duyguları ile kirlenebilir mi? Enfekte olabilir mi?

Olabilirmiş. Zira insan varlığı nasıl kirlenebiliyorsa; zihin de duygu da kendi varlığı ile kirlenebiliyor. Varlık temizliği işi dışsal görüntüde belli olurken, içsel temizlik çaktırılmayan, anlaşılmayan şey olarak düşünülür. Ancak beden temiz, ruh zihin, kalp, duygu kirli  ise gerçek kirlilik asıl burada başlıyor. Ve eğitilmesi giderilmesi kolay şey değildir.

Biz insanlar teknolojik gelişmelerle aramızda bir bağ kurabiliriz. Şöyle: Nasıl telefonumuza, bilgisayarımıza yüklediğimiz programlara ilişkin çerezler, virüsler, bir takım atıklar eklenip sistemi yavaşlatıp, donduruyorsa, bizlerinde yaşam sürecinde  bilerek ya da bilmeyerek tuttuğumuz kirli duygu, ruh, beden, zihin atıklarımız sistemimizi bozuyor, yoruyor işlevini yerine getiremiyor, kendini değersiz, gereksiz hissettiriyor.

Yaşanılan her duygudan geriye kalan izler fiziksel bedenimize sirayet ediyor. Biliyoruz ki zihinsel beden ile fiziksel beden arasında güçlü geçişler vardır.

İnsan olarak canlı, enerjik hayat dolu ve huzurlu yaşamak için yaşam enerjilerimize sahip olabilmek, hem bedensel, hem zihinsel hem de duygusal ve kalbi atıklarımızdan, kirlerimizden arınmayı seçmeliyiz. Ve  duygularımızı da aklımızı eğitip değer verdiğimizden daha fazla eğitmeliyiz...

Sağlıcakla kalın. Sevgiler

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *