KONYA HABER
Konya
Açık
-2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1955 %0.05
50,3751 %0.13
10.450,75 % -0,61
Ara
BBN Haber Sağlık Mide kanserinde beslenme tetikleyici mi: İştahsızlık, kilo kaybı

Mide kanserinde beslenme tetikleyici mi: İştahsızlık, kilo kaybı

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Çalık, mide kanserinin çoğu zaman yıllar içerisinde yavaş ilerleyen ve genellikle çeşitli risk faktörlerinin birikmesiyle ortaya çıkan ciddi bir hastalık olduğunu belirtti.

KAYNAK: BBN
Okunma Süresi: 4 dk

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Çalık, beslenme alışkanlıklarının mide kanseri riskini doğrudan etkilediğini belirterek, "Aşırı tuzlu, tütsülenmiş, salamura ve işlenmiş gıdalar, mideyi uzun vadede tahriş ederek riski artırır. Buna karşılık taze sebze ve meyveden fakir beslenme koruyucu etkiyi azaltır" dedi.

Daha önce kanser dışı nedenlerle mide ameliyatı geçiren kişilerde de yıllar sonra mide kanseri gelişme ihtimalinin arttığına dikkat çeken Çalık, "Uzun süreli mide iltihabı, mide dokusunun incelmesi, mide iç yüzeyinde hücre değişiklikleri, mide polipleri ve özellikle pernisiyöz anemi gibi hastalıklar mide kanserine zemin hazırlayabiliyor. Daha önce kanser dışı nedenlerle mide ameliyatı geçiren kişilerde de yıllar sonra mide kanseri gelişme ihtimali artıyor" diye konuştu.

Mide kanseri çoğu zaman önlenebilir 

Mide kanserinin çoğu zaman önlenebilir bir hastalık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çalık, "Mide kanseri genellikle yıllar içinde yavaş gelişen bir hastalıktır ve çoğu zaman bazı risk faktörlerinin birikmesiyle ortaya çıkar. Toplumun bu riskleri bilmesi, erken tanı açısından büyük önem taşır. Mide kanserinin en önemli nedenlerinden biri, mideye yerleşen 'Helicobacter pylori' adlı bakteridir. Bu bakteri uzun yıllar midede kaldığında iltihap, doku kaybı ve zamanla kansere giden değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle mide şikâyeti olan kişilerin gerekli testleri yaptırması önemlidir. Beslenme alışkanlıkları da mide kanseri riskini doğrudan etkiler. Aşırı tuzlu, tütsülenmiş, salamura ve işlenmiş gıdalar, mideyi uzun vadede tahriş ederek riski artırır. Buna karşılık taze sebze ve meyveden fakir beslenme koruyucu etkiyi azaltır. Sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi de mide kanseri riskini belirgin şekilde yükseltir. Bazı mide hastalıkları kansere zemin hazırlar. Uzun süreli mide iltihabı, mide dokusunun incelmesi, mide iç yüzeyinde hücre değişiklikleri, mide polipleri ve özellikle 'pernisiyöz anemi' gibi durumlar risklidir. Daha önce kanser dışı nedenlerle mide ameliyatı geçiren kişilerde de yıllar sonra mide kanseri gelişme ihtimali artabilir. Aile öyküsü önemli bir faktördür. Birinci derece akrabasında mide kanseri olan kişilerde risk daha yüksektir. Kan grubu A olanlarda ve nadiren de olsa bazı kalıtsal genetik hastalıklar, genç yaşta mide kanserine yol açabilir. Mide kanseri erkeklerde, ileri yaşlarda ve düşük sosyoekonomik şartlarda daha sık görülür. Ayrıca obezite özellikle midenin yemek borusuna yakın kısmında gelişen kanserler için risk oluşturur. Sonuç olarak mide kanseri çoğu zaman önlenebilir veya erken yakalanabilir bir hastalıktır. Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma, mide şikâyetlerinin ihmal edilmemesi ve risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması gerekli durumlarda endoskopi hayat kurtarıcıdır" şeklinde konuştu.

Mide kanseri erken dönemde çoğu zaman belirti vermiyor

Mide kanserinin erken dönemde çoğu zaman belirti vermediğini belirten Prof. Dr. Çalık, "Mide kanseri erken dönemde çoğu zaman belirti vermez ya da basit mide rahatsızlıklarıyla karışabilecek yakınmalarla seyreder. Bu nedenle hastalık genellikle geç evrede fark edilir. En sık görülen erken belirtiler arasında hazımsızlık, mide yanması, şişkinlik ve çabuk doyma yer alır. Kişi az yemekle doymaya başlar ve yemek sonrası rahatsızlık hissi yaşar. Bu şikâyetler uzun süre geçmezse dikkate alınmalıdır. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte iştahsızlık ve istemsiz kilo kaybı ortaya çıkar. Sürekli bir halsizlik, çabuk yorulma ve günlük yaşamı zorlaştıran bir güçsüzlük hissi gelişebilir. Bunun önemli nedenlerinden biri gizli mide kanamalarına bağlı oluşan kansızlıktır. Mide ağrısı, özellikle geceleri artan, künt ve sürekli bir ağrı şeklinde hissedilebilir. Bazı hastalarda bulantı ve kusma görülür; ileri evrelerde kusmukta kan veya kahve telvesi görünümü olabilir. Dışkının siyah renkte olması da mide kanamasının bir işareti olabilir. Tümör mide çıkışına yakınsa, yemeklerin midede takılıyormuş gibi hissedilmesi, aldığı besinleri içeren kusma görülebilir. Yemek borusuna yakın yerleşimlerde ise yutma güçlüğü ortaya çıkabilir. İleri evrelerde ele gelen karın kitlesi, karında sıvı birikimi, lenf bezlerinde büyüme (özellikle sol köprücük kemiği üstünde sert bezeler) ve nadiren ciltte veya göbek çevresinde sertlikler saptanabilir" ifadelerini kullandı.

Ne zaman doktora başvurulması gerektiği konusunda bilgi veren Prof. Dr. Çalık, "Uzun süredir geçmeyen mide şikâyetleri varsa, açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık gelişmişse, kansızlık saptanmışsa, siyah dışkı veya kanlı kusma görülmüşse bu belirtiler her zaman mide kanseri anlamına gelmez, ancak mutlaka araştırılmalıdır. Erken tanı, mide kanserinde tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktördür" dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *