Tıbbi eğitim veya yasa dışı ticaret amacıyla insan cesetler ya da vücut parçaları çalınabiliyor. Türkiye'de bağışla kadavra olabilmek, 1980'lerde Medeni Kanun'un şahsiyetin sona ermesi maddesiyle beraber başladı. Batı ülkelerinde 1900'ların başından beri bağış var.
Tarihsel süreçte tıp okullarının artan ceset ihtiyacı ve modern dönemde yaşanan morg skandalları bu suçun başlıca örneklerinden.
18. ve 19. Yüzyıl Tıp Talebi: Avrupa ve ABD'de tıp fakültelerinde anatomi eğitimi için kadavra bulmak zor olduğundan, mezar soyguncuları cesetleri gizlice çıkarıp okullara satmıştı.
Yeni gömülen cesetleri kazıp çıkaran ve anatomistlere para karşılığı satan yasadışı gruplar ortaya çıkmıştı.
Harvard Tıp Fakültesi SKANDALI
Harvard Tıp Fakültesi'nde morg yöneticisinin bağışlanan kadavraların kafatası, deri ve kemik gibi vücut parçalarını izinsiz alıp sattığı ortaya çıkmış, suçlu hapis cezası almıştı.
Günümüzde tıp eğitimi için ceset bağışı katı yasal kurallara bağlanmış olup, izinsiz ceset veya organ ticareti ağır suç sayılmaktadır.
KADAVRA DA RAHAT YOK
Michelangelo, onlarca kadavra üzerinde çalıştıktan ve insan vücudundaki her damarı, kası çok iyi tanıdıktan sonra her an canlanacakmış hissi veren Musa heykelini yapmış. Zaten biliyorsunuz, güya Michelangelo heykeli bitirdikten sonra çekicini yere atıp, ‘‘konuşsana Musa’’ demiş.
Tıp fakültelerindeki kadavraları nerelerden temin ediliyor? Uzmanlara göre iki yoldan. Hastanede ölmüş adli bir vaka olmayan sahipsiz ölüler ve diğeri de bağış yoluyla temin edilen kadavralar.
Öte yandan kişi kendini bağışlasa bile bazen sorun çıkıyor. Çünkü öldükten sonra ailesi onun kendini bağışladığını bilse bile, kadavra olmasını istemediği için tıp fakültelerine haber vermiyorlar.
Hastanelerin sahipsiz ölüleri bir hafta bekletme hakkı var. Pratikte bu çok olmasa da sonrasında prosedür gereği bu ölüleri yakınlarındaki tıp fakültelerine vermek zorundalar.
Kadavralar nerede nasıl saklanıyor?
Bakteriler üremesin ve koku yapmasın diye ilaç veriliyor. Ana damardan bir pompa yardımıyla ilaçlı sıvıyı bütün vücuda dolaştırılıyor. Morglarda görülen tarzda buzdolaplarında ya da ilaçlı bir havuzda bekletiliyor.
KADAVRALAR SIVI HAVUZLARINDA
Türkiye'de genellikle bu sıvı dolu havuzlarda saklanıyor. Bir ders yılında tıp fakültelerinde en az 10 tane kullanılması gerekiyor.
kadavra dağıtımını ki yapıyor?
İstanbul'da kadavra dağıtımını Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yapıyor. Cerrahpaşa'nın en büyük şansı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi bir kaynağı olması. Uzmanlara göre sahipsiz ölüler Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi çok fazla.
Kanunen kadavra ithali yasak.
PAKİSTANDAN KADAVRA İTHALİ
Olsa bile çok yüksek maliyetler, karşılamamız mümkün değil. Pakistan kadavra ihraç ediyor. Türkiye'deki tıp fakültelerinde yaşanan yetersiz beden bağışı nedeniyle, hekim adaylarının eğitimi için yurt dışından kadavra temin edilmekte. İthal edilen kadavraların maliyeti yüksek döviz fiyatlarına ulaşmaktadır. Yurt dışından getirilen her bir kadavranın maliyeti ortalama 14.500 ile 16.000 dolar arasında değişmekte.
Bir süre önce Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Servet Çelik, kadavra bulunmadığında ithal etmek durumunda kalındığını ifade ederek, "İthal kadavralara ciddi bedeller ödemek zorunda kalıyoruz” demişti.
400 ÖĞRENCİYE 40 KADAVRA GEREKİYOR
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve EÜ Girişimsel Anatomi Plastinasyon Uygulama Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Servet Çelik, 20 yıl önce bir kadavra üzerinde çalışabildiklerini vurgulayıp, "2010'dan sonraki yıllarda ufak ufak bağışlar artmaya başladı. 3-4 yılda bir kadavra gelirken, yılda 1-2'lere çıkmaya başladı. Son yıllarda da bağış konusunda biraz daha iyi duruma geldik. İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversitelerde bağış sayısı yılda 5-6 olabiliyor. Bağışlar artmaya başladı ama hala yeterli düzeyde değil. Batıdaki standartlara ulaşmamız için sadece EÜ Tıp Fakültesi'ndeki 400 1’inci sınıf öğrencisinin yılda 40 tane kadavrayla çalışması lazım" dedi.
Bazen mezarlıklar yol yapılmak için açıldığında kemikler ortaya çıkıyor. Öğrenciler de bazen bunları topluyor. Kemiğe bile ihtiyaç var.
Orkestra şefi Hikmet Şimşek'in bir yıldır bekletilen cesedi
Orkestra şefi Hikmet Şimşek'in cesedi bir yıl bekletildikten sonra nihayet kadavra olarak kullanılmaya başlanmıştı. Şimşek, vasiyeti gereği kadavra olmak istemiş ama bir türlü kullanılamamıştı.
İŞTE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ FETVASI
Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının fetvası şöyle:
'İslam’a göre insan mükerrem bir varlık olup saygın ve dokunulmazdır (el-İsrâ 17/70). Bu sebeple ölü de olsa insanın beden dokunulmazlığının korunması dinî bir yükümlülüktür (bk. Buhârî, Cenâiz, 47 [1308]; Müslim, Cenâiz, 96 [971-972]; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 64 [3207]). Dinimizde ancak zarurî durumlarda ölünün bedenine müdahaleye izin verilmiştir. Nitekim İslam âlimleri, vefat etmiş bir kadının karnındaki canlı çocuğun kurtarılması için ölen anne üzerinde cerrahî müdahaleyi caiz görmüşlerdir (Kâsânî, Bedâ’i‘, 5/130; Nevevî, el-Mecmû‘, 3/138; 5/302). Aynı ilkeden hareketle bilinmeyen bir hastalığın tespit edilmesi, toplumsal zararların önlenmesi ve hastaların tedavi edilmesi gibi maslahatlar doğrultusunda yakınlarının rızası alınarak ölü üzerinde inceleme yapılmasına cevaz verilmiştir (DİYK, 1952/211 Tarih ve Sayılı Karar).
Kadavra, tıp ve biyoloji alanlarında eğitim ve araştırma amacıyla kullanılan ölü insan bedenidir. Sağlığın korunması temel maksadından hareketle tıp biliminin gelişmesi ve bu alanda hizmet verecek kişilerin yetiştirilmesi amacıyla insan bedeni kadavra olarak kullanılabilir. Bu uygulamanın meşruiyeti, aşağıdaki şartlara riayet edilmesine bağlıdır:
Kişi, sağlığında buna izin vermiş olmalı veya aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızası alınmalıdır.
Simülasyon, sanal modelleme, hologram ve yapay doku gibi yöntemlerle aynı eğitim yeterliliği sağlanabildiği durumlarda insan kadavrası kullanılmamalıdır.
Kadavra, yalnızca eğitim amacıyla kullanılmalı ve bu süreç devlet kontrolü altında yürütülmelidir.
Kadavra, hiçbir şekilde maddi bir karşılığa konu edilmemelidir.
Eğitim süreçlerinde insanın saygınlığını zedeleyecek davranışlardan sakınılmalı ve beden mahremiyetinin korunmasına özen gösterilmelidir.
Eğitim süreçleri tamamlandıktan sonra kadavranın cenaze işlemleri dinî usullere uygun olarak gerçekleştirilmelidir.'