KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara

Mason ve Türkiye'de Tarihi

YAYINLAMA:

Osmanlı topraklarında masonluğun gelişimi incelendiğinde Londra'daki ilk büyük locanın kuruluşundan sadece dört yıl sonra, 1721 yılında Fransız Masonlarının İstanbul’da bir loca kurdukları görülür. Öte yandan Londra’da çıkan St. James Evening Post gazetesinin 24 Mayıs 1738 tarihli nüshasında da İstanbul, İzmir ve Halep’te Mason localarının açıldığı haberine rastlanmaktadır. İskoçya Büyük Locası'ndan berat alarak 1748'de Halep'te kurulan İskenderun Locası da Osmanlı toprakları üzerinde kurulan eski localar arasında değerlendirilir.

Bu dönemde İngiliz ve Fransız Masonlarının, masonluğu yaymak için Doğu’da bilhassa Osmanlı İmparatorluğu topraklarında çalışmaları dikkat çekicidir. Yabancı dilde ve özellikle Fransızca çalışan bu locaların yabancılar tarafından kurulduğu bilinmektedir.

İlk oluşumların ardından I. Mahmut döneminde, 1748 yılında bir fermanla Mason locaları kapatılmıştır. Locaların kapatılması ile ilgili bir ferman çıkarılmasına Katolik Fransa ile olan yakın ilişkiler ve özellikle Papalığın Masonluğu aforoz kararının etkili olduğu ileri sürülebilir.

Ancak söz konusu yasağın kısa zamanda unutulduğu anlaşılmaktadır. On iki sene sonra 1760 tarihinde İstanbul'da yeni localar açılmıştır. Bu localara az da olsa Osmanlı tebaasından Gayrimüslimlerin ve az sayıda da olsa Müslümanların intisap ettiği görülür. 1826 yılında, Vaka-i Hayriye ile birlikte Yeniçeri Ocağının ve buna bağlı olarak Bektaşi tarikatının kaldırılması sırasında Mason locaları da Bektaşilikle bir tutulup kapatılmıştır.

whatsapp-image-2023-03-07-at-10-18-48-1.jpeg

Aradan yirmi sekiz yıl geçtikten sonra, 1856'dan itibaren İstanbul'da Masonluğun yeniden faaliyete geçtiği görülmektedir. 1856 yılında Kırım Savaşı sona ermiş, Islahat Fermanı ilan edilmiş ve Paris Anlaşması imzalanmıştır. Hatırlanacağı üzere bu savaşta Osmanlı Devleti Kırım'da Fransa, İngiltere ve İtalya (Piemonte Krallığı) ile birleşerek Rusya'ya karşı savaşmıştır. Savaşın Rusya'nın mağlubiyeti ile sona ermesinin ardından Paris Anlaşmasına göre Osmanlı Devleti artık bir Avrupa devleti olarak kabul edilmiştir.

Osmanlı Devleti Paris Anlaşmasını imza etmeden önce, 10 Şubat 1856'da Islahat Fermanı ilan edilmiştir. Bu fermanla Osmanlı Devleti, Hıristiyan ve Müslüman bütün tebaasını eşit kabul ettiğini deklare etmiştir. Kırım Savaşı ve onu izleyen gelişmelerin ardından Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletleri ile ilişkilerinin arttığı gözlenir. Bu dönemde birçok yabancı unsur İstanbul, İzmir gibi liman şehirlerine ticaret ve başka maksatlarla gelmiştir. Bunların içinde yer alan Masonların girişimleri ile yabancı büyük localar birbirleri ile yarışırcasına İstanbul'da, İzmir'de ve İmparatorluğun diğer şehirlerinde localar açmışlardır.

whatsapp-image-2023-03-07-at-10-18-48.jpeg

Bu süreçte yirmi yıl içinde 60'tan fazla locanın açıldığı dile getirilir. Kuşkusuz bu locaların bir kısmı zaman içinde başarılı olamamış ve kapanmıştır ama bir kısım loca çalışmaya devam etmiş ve bunlara Osmanlı tebaasında Gayrimüslimler ve Müslümanlar da girmişlerdir. Masonlara göre masonluk, "Bütün insanlar arasında, sevgi, hoşgörü ve kardeşliğin kurulmasını hedefleyen ve çalışmalarını hakikatin araştırılması yolunda yoğunlaştırmış bir fikir üst yapı kurumudur." Masonlara göre, bir masonun amacı her bakımdan gelişmiş, ideal bir insan olmaktır. Yeni üyelerin; yasa ve tüzüklerde belirtilen niteliklere uygun, Tanrı'ya inanan, hür, belli bir kültür seviyesine sahip, aydın, çevresinde iyi tanınan, iyi ahlaklı, namuslu, dürüst, şerefli ve çalışkan kişiler arasından seçilmesine dikkat edilir. Masonlukta Çırak, Kalfa ve Üstat olmak üzere üç derece vardır. Masonluk gizlilik özellikler el izi ulak, yazı devamı haftaya.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *