KONYA HABER
Konya
Parçalı az bulutlu
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
10.961,74 % 0,27
Ara

OSMANLI EL SANATI

YAYINLAMA:

Osmanlı tarihi, üç kıtaya yayılmış ve yüzyıllar boyunca var olmuş bir imparatorluğun büyük coğrafyasında yaşayan farklı inançlara sahip milletlerin kadersel ve yaşamsal birlikteliğidir. Farklılıklarla dolu ve birbirinden bağımsız bunca yaşam eşiğine beşiklik yapmış bir imparatorluğun sanata olan etkilerini “Osmanlı’da Sanat” başlığı ile bu hafta sizler için yazıyorum.

Osmanlı’ da gelişen sanat dalları; mimari, edebiyat, minyatür, musiki, tezhip, çinicilik, hattatlık, cam, seyirlik oyunlar ve tiyatrodur. Zanaat dalları ise; dokuma, halı, cilt, maden ve ahşap işleridir. 16. yüzyıl ile birlikte lale, gül, sümbül, bahar temaları, çiçek desenleri Osmanlı sanatının ana teması olmuştur. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise bu motiflerle birlikte sonsuzluk anlayışının eserler aracılığıyla aktarılmak istenmesidir. Kendinden kendini tekrarlayan dal kıvrımları ve madalyonlar içinde sonsuzluk temasını barındırmaktadır.

whatsapp-image-2022-08-09-at-09-30-24.jpeg

Osmanlı sanatının en belirgin özelliği, saraya bağlı sanatçılar tarafından tezhipten madene, çiniden seramiğe, kumaştan halıya kadar tüm eserlerde sağlanmış olan desen birliğidir. Osmanlı eserlerinde süsleme motifleri ise çiçekler, rumi kıvrımları, geometrik kompozisyonlar ve çin bulutu motifleridir.

Kanuni Sultan Süleyman’ın nakkaş başının “Sazyolu” denilen yeni bir üslup geliştirmesi ile sivri uçlu iri kıvrık yapraklar, kuşlar ve efsanevî yaratıklar sanat eserlerinde görülmeye başlanmıştır.

Duraklama sonrası Lale Devri olarak adlandırılan dönemde “Türk Rokokosu” olarak adlandırılan üslup yaygınlaşmıştır. Avrupa etkisinde kalınarak Türk üslûbuna uyarlanan barok, rokoko gibi Avrupa mimari sanatının etkilerinin Osmanlı’da izlerine rastlanmasına sebep olmuştur. İstanbul’daki Dolmabahçe, Beylerbeyi, Yıldız sarayları bu tarz yapılardır.

whatsapp-image-2022-08-09-at-09-30-24-2.jpeg

Osmanlılar’ın yetiştirdiği en ünlü mimar sanatçılar ise Mimar Sinan, Mehmet Ağa, Mimar Davut, Dalgıç Ahmet Ağa’dır. En çok gelişen, yapı sanatı olmuştur. Camiler, saraylar, sebiller, çeşmeler dönemin en güzel örnekleri arasında yer alır.

Çiçek motifleri, renk tonlamaları, meyve dolu tabaklar, manzara resimleri, Sanatçı Levnî’nin eserlerinde gördüğümüz eğlence ve yaşam biçimini yansıtan sahneler dönemin sevilen temalarıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *