Yücel KEMANDİ

Yücel KEMANDİ

Osmanlıdan Sonra, Irak Liderlerinin Akıbeti

Osmanlıdan Sonra, Irak Liderlerinin Akıbeti

Irak ve bölge tarihini araştırırken Irak’ın Osmanlı hakimiyetinden ayrıldıktan sonra Hiç huzur bulamadığı, başa geçen Iraklı liderlerin makamlarını ya darbeyle, ya suikastla yahut kuşkulu kazalarla bırakmaları dikkatimi çekti.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında bize karşı başlayan Mekke isyanının hazırlayıcısı olan Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in oğlu Kral Birinci Faysal 1921’de krallık olan Irak’ın tahtına geçti, 1933’e kadar tahtta kaldı ve İsviçre’de basit bir apandisit problemi yüzünden yattığı ameliyat masasından kalkamadı. Ölümünün arkasında İngiltere’nin olduğu söylendi.

Faysal’ın oğlu Kral Gazi babasının ölümünden sonra oturduğu tahtta sadece altı yıl kalabildi. İktidarı sırasında, Arap dünyasını birleştirmeye çalıştı ama 1939’da kendi kullandığı otomobiliyle bir duvara çarparak can verdi. Otomobilin frenlerinin İngiliz ajanlar tarafından gevşetildiğine inanıldı.

Gazi’den sonra, Irak tahtına dört yaşındaki oğlu İkinci Faysal çıktı, küçük kralın büyük amcası olan Hicaz’ın eski kralı Ali’nin oğlu Prens Abdülillah kral naipliğine getirildi ve İngiltere bölgede yeniden söz sahibi oldu.

Faysal, 1957’de son Osmanlı hükümdarı Sultan Vahideddin’le Halife Abdülmecid Efendi’nin küçük torunu olan Mısır Prensesi Fazile İbrahim ile nişanlandı ve düğün hazırlıkları yapıldığı sırada, 1958’in 14 Temmuz’unda, Bağdat’ta askeri bir darbe yaşandı. Prens Abdülillah, Başbakan Nuri Said Paşa ve kraliyet ailesinin neredeyse tamamı yataklarında parçalandılar.

Vücuduna birkaç kurşunun isabet ettiği genç kral hastaneye kaldırıldı ama darbeci subayların "Hayata döndüğü takdirde hepimizi kurşuna dizdirir" diyerek doktorların müdahalesine izin vermemeleri üzerine, Faysal, hastanenin bir koridorunda yerlerde can verdi. Sonraki günlerde, kralın ve kraliyet ailesinin diğer mensuplarının cesetlerinin köpeklere yedirildiği anlatıldı.

Irak’ta krallığa son veren General Abdulkerim Kasım 1958 darbesinin görünürdeki lideriydi. İktidarda beş yıl kalabildi ve 8 Şubat 1963’te o da bir darbede öldürüldü.

1958 darbesinin arkasındaki asıl ismin Abdüsselam Arif olduğu söyleniyordu. Arif, Abdülkerim Kasım’ın 1963’te ortadan kaldırılmasından sonra Irak’ın hâkimi oldu ve aşırı Arap milliyetçisi bir politika takip etti ama 1966’nın 15 Nisan’ında şüpheli bir helikopter kazasında hayata veda etti.

1968’deki Baas darbesinin liderlerinden olan Ahmed Hasan El Bekr Aynı senenin 30 Temmuz’unda Cumhurbaşkanı ilan edildi, 1979 Temmuz’unda sağlık sebepleri yüzünden görevini bıraktığı ve başkanlık yetkilerini yardımcısı Saddam Hüseyin’e devrettiği açıklandı.

1982’de ölen Hasan el Bekr’in tabutunu Saddam Hüseyin gözyaşları içerisinde taşırken, Iraklılar sabık liderin hayatına Saddam’ın tabancasından çıkan bir kurşunun son verdiğini yıllar sonra dillendirebilmişlerdir.

Saddam Hüseyin’in Yaptıklarını ve akıbetini yazmama lüzum yok! ölümü, Irak’ta liderleri ortadan kaldırma metodunda bir değişiklik yarattı. Irak’ın Saddam öncesindeki bütün liderleri ya parçalanmış yahut kurşunla can vermişlerdi; Saddam Hüseyin tarihlere "Bağdat’ta darağacına çıkartılan ilk lider" olarak geçti.

Daha sonra iktidara gelen Celal Talabani ise 18 Aralık 2012 tarihinde felç geçirdi Bağdat'ta yoğun bakıma alındı.

20 Aralık tarihinde tedavi için Almanya'ya götürülen Celal Talabani’ye Zehirlenmeden kaynaklanan yüksek tansiyon teşhisi konuldu. 19 Temmuz 2014 tarihinde 18 ay sonra Irak'a geri döndü. Uzun süre gözlerden uzak tedavisi yapıldı, iyileşme olmayınca tekrar Almanya’ya tedavi için götürüldü 3 Ekim 2017 tarihinde Berlin de öldü. Ölümünün arkasında Yahudi olan gelini olduğu kulaktan kulağa yayıldı.

Talabani’nin kuşkulu ölümü Bağdat’ta Osmanlıdan sonra var olan bir geleneğin, Iraklı liderlerin yataklarında can vermemeleri ve makamlarını, darbeyle, suikastla yahut kuşkulu kazalarla bırakmaları âdetinin hâlâ devam ettiğini gösterdi...

Bugünkü ve gelecekteki Irak liderlerin akıbetlerini bende sizin gibi merak ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yücel KEMANDİ Arşivi
SON YAZILAR