D. Emin Bilge

D. Emin Bilge

Uzaktan Böyle Görüyorum

Uzaktan Böyle Görüyorum

OKULLARIN AÇILMASI
Türkiye’de okullar aylardır kapalı, yüz yüze eğitim yapılamıyor. Öğrencilere uzaktan eğitim verilse de, öğrenciler uzun süredir eğitimden mahrum kaldı/kalmaya devam ediyorlar. Türkiye’de olduğu gibi diğer Avrupa ülkelerinde de pandemi rakamları çok yükseldi. Avrupa’da okulların kapalı olduğu tek ülke Türkiye. Günlük vaka sayıları Türkiye’den çok yüksek olan ülkeler yüz yüze eğitim yaparlar da, Türkiye’de okullar niçin kapalı? Bunun bedelini gelecek yıllarda milletçe çok ağır ödeyeceğimizi hepimiz bilmeliyiz. Zaten eğitimde geri idik, daha da geri kalacağımızı söylemek için müneccim olmaya gerek yok. 
Avrupa ülkelerinde okula devam etme günü yılda ortalama 200 gün, yaz tatili 6-7 hafta. Türkiye’de 180 gün. Türkiye’de yaz tatilleri çok uzun, öğrenciler tatil uzadıkça öğrendiklerini unuturlar. Türkiye’de okulların açılmaması için bildiğimiz bir sürü engel ve bahane var ama, çözüm aramanın yanında öngörü sahibi olmak da gerekirdi. Bu hastalığın, içimizdeki sorumsuz insanlar yüzünden kolay geçmeyeceği hesap edilmeliydi. 
Okullarda bu kadar uzun tatil eğitim yönünden çok zararlı. Bu kadar uzun tatil mi olur? Olağanüstü durumlarda tatil çok kısa olmalıydı. Okullar Ağustos’un ortalarında açılabilirdi. Zaten yaz tatillerinde çocuklar bildiklerini unutuyorlar. Bu yaz tatili süresi belki 8-100 yıl önceki köy toplumuna göre düzenlenmişti. Türkiye son 20-30 yıldır şehir toplumu oldu, önceden 60 günde kaldırılan hasat şimdi 6 günde kaldırılıyor. Çocukların/gençlerin yardımına ihtiyaç yok. Tatilin uzun olmasının başka bir olumsuz yönü de, çalışan anne babaların zor durumda kalmaları. Anne baba çalışıyor, çocuklara kim bakacak? Avrupa’da/Danimarka’da okullar açılalı iki ay oldu. Yüz yüze eğitim yapılıyor.  Üniversiteler açılalı bir ay oldu.   Şayet bir hastalık olursa, okul öğrencilerini evlerine gönderiyor, korona testi yapılıyor ve okul birkaç gün tatil oluyor. Peki, hastalık bir iki yıl devam ederse, okullar bir iki yıl kapalı mı kalacak? 
Yapılan testlerin oranlamasına göre Avrupa ülkelerinde hastalık Türkiye’den fazla. Peki onlar okulları nasıl açtılar? Okul çok, öğrenci az denilecek. Türkiye’de bazı belde ve ilçelerde, geçmiş yıllarda ihtiyaç dışı açılan ve öğrencisi az olan lise vb. okullar çok. O okullarda eğitim devam etmeli,  o okulların binalarından diğer okullar da faydalanmalı ve öğrenciler yüz yüze eğitim yapmalı. 
DANİMARKA’DA MASKE TAKILMASI 
Danimarka’da maske takılması yeni başladı ve sınırlı şekilde var. Toplu taşımalarda, hastane ve doktor ziyaretlerinde maske zorunlu, bunun dışında maske takma zorunluluğu yok. Peki maske takmayınca cezası ne? Maske takılması gereken yerde takmamanın cezası 2.500 kron (2.800 TL) Maske takmayıp kimliğini göstermezse cezası ne olur? Artı 2.000 kron daha öder ve polis zor kullanarak gözaltına alır, belki de tutuklar. O suçlu gözaltına alınırken başkaları polise karşı suçluyu korur mu? Ne münasebet, suçluya destek olmak, suça ortak olmaktır ve o da gözaltına alınır.
TÜRKİYE’DE POLİSİN TUTUMU
TV’lerde maske takma konusunda sık sık gördüğümüz hoş olmayan olaylar yaşanıyor. Polisler maske takmayana adeta yalvarırlar. Maske takmayanların bir kısmı  polislere karşı gelir, tehdit eder, polis ona kelepçe takmaz/takamaz, telefonla konuşmasına izin verir, sağdan soldan görenler suçluya destek olurlar, polis sosyal medyada linç edilir ve görevini yapamaz. Suçlu kamera görüntülerine rağmen inkar eder, serbest bırakılır. Peki bu şekilde önlenir mi? Cevabınızı duyar gibiyim... O zaman başımıza gelenlere razı olmalıyız... 
GÜVENLİK SORUŞTURMASI
Geçenlerde Danimarka gazetelerinde bir habere rastladım. Danimarka istihbarat teşkilatı (PET), görevdeki bir polise mektup göndererek hakkında araştırma yapılacağını ve bu konu için izin vermesi gerektiğini içeren bir mektup gönderdi. Görevli polis bunu kabul etmedi ve görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
Türkiye’de ise Anayasa Mahkemesi, yeni işe alınacaklar hakkında güvenlik soruşturması yapılmasını anayasaya aykırı bulduğu için iptal etti... 
Bundan 8-10 yıl önce seçimlerden sonra Danimarka’da bir milletvekili bakan olacaktı. İstihbarat yetkilileri o milletvekilinin geçmişte bir suç örgütüne katıldığını, bakan olmasının devlet güvenliği için uygun olmadığı  raporunu verdi. O kimsenin bakan olması engellendi. Kendi partisi dahil hiçbir parti, bazı sivil toplum kuruluşları, insan hakları dernekleri vb. kurumların gıkı çıkmadı. Demokrasi katlediliyor, anayasaya aykırı gibi demeçler yayınlamadı. Televizyonlarda bilenler bilmeyenler konuyu günlerce tartışmadı.
Türkiye suça ve suçlulara karşı çok mu toleranslı, yoksa çok mu aciz bilmiyorum. Adam hapishaneden örgüt yönetiyor, parti yönetiyor, her gün demeçleri medyada. Bu nasıl oluyor acaba? 
Türkiye’de bir olay olduğu zaman, kısa bir süre son zanlıların ifadeleri hemen gazetelerde yayınlanır. Yahu bu bilgileri nerden alıyorsunuz, bu bilgileri size kim veriyor, bu bilgileri vermek ve yayınlamak suç değil mi? Danimarka’da böyle şeyler yaşanmaz. Danimarka’da olay mahalline polis gelir, bir güvenlik şeridi çeker. O bölgeye hiç kimse yaklaşamaz. Zanlının ismi ve isminin baş harfleri kesinlikle yazılmaz. Bizdeki gibi suçluların boy boy resimleri yayınlanmaz. Suçlular giderken meydan okuyamazlar, kimseyi tehdit edemezler. Polis onları alırken, başka bir yere naklederken hiçbir gazeteci, vatandaş göremez, suçluya mutlaka kelepçe takılır...
Galiba ülkeler arasındaki bu anlayış ve davranış farkı; demokrasi, hukuk ve özellikle devlet anlayışının/gücünün farklı yorumlanışından kaynaklanıyor... 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D. Emin Bilge Arşivi